Ziya Paşa
Tanzimat edebiyatının düşünsel damarını besleyen Ziya Paşa, divan şiiri geleneği ile modern siyasal eleştiriyi bir araya getirdi. 1829’da İstanbul’da doğdu. Bürokrat kimliği ile aydın tavrını aynı çizgide sürdürdü. Genç Osmanlılar hareketine katıldı; sürgün hayatı yaşadı. Şiirinde toplumsal çelişkileri, adalet sorununu ve insanın ikiyüzlü doğasını güçlü bir ironiyle işledi.
“Terkib-i Bend”
- Sâkî getir ol bâdeyi kim mâye-i candır
- Ârâm-dih-i akl-ı melâmet-zedegândır
- Ol mey ki olur saykal-ı dil ehl-i kemâle
- Nâ-puhtelerin aklına bâdî-i ziyandır
- Bir câm ile yap hatırı zîrâ dil-i vîrân
- Mehcûr-ı hârâbat olalı hayli zamandır
- Sâkî içelim aşkına rindân-ı huda’nın
- Rindân-ı huda vâkıf-ı esrâr-ı nihândır
- Sâkî içelim rağmına sûfî-i harisin
- Kim maksadı kevser emeli hur-i cinândır
- Aşk olsun o pîr-î mey-i perverde-i aşka
- Kim badesi sad-sâle vü sâkîsi civandır
- Pîr-i meye sor mes’elede var ise şüphen
- Vaizlerin efsaneleri hep hezeyandır
- Ben anladığım çarh ise bu çarh-ı çep-endâz
- Yahşi görünür sureti amma ki yamandır
- Benzer felek ol çenber-i fânûs-ı hayâle
- Kim nakş-ı temâsîli serîü’l-cereyândır
- Sâkî bize mey sun ki dil-i tecribet-âmûz
- Endişe-i encam ile vakf-ı halecândır
- İç bade güzel sev var ise akl u şuurun
- Dünya var imiş ya ki yoğ olmuş ne umurun
II
- Yetmez mi bu kasrîreviş-iağreb-i âlem
- Bir menzile ermez mi aceb kevkeb-i âlem
- Şimdi uyuyanlar ö zamanda uyanırlar
- Bir subha resîde olur âhır şeb-i âlem
- Pâmâl eder encam kimin üstüne dönse
- Agâz edeli devre budur meşreb-i âlem
- Bin böyle cihan zer ü sîm olsa yetişmez
- Mümkün mü ki is’af oluna matlab-ı âlem
- Hâriçten eğer olsa temaşasına imkân
- Müdhiş görünür heykel-i müsta’ceb-i âlem
- Almış yükünü şöyle ki seyrinde halelsiz
- Bir zerre dahi kaldıramaz merkeb-i âlem
- Ebnâ-yı beşerde kalacak mı bu muâdât
- Bilmem ne zaman doğrulacak mezheb-i âlem
- Her safhada bir şekl-i hakikat eder ibraz
- Her gün çevirir bir varaka makleb-i âlem
- Bin ders-i maârif okunur her varakında
- Yârab ne güzel mekteb olur mekteb-i âlem
- Bu cism-i kesifin neresi merkez-i kuvvet
- Yârab ne matıyyeyle gezer kâlib-i âlem
- Subhâneke yâ men ḫalaka’l-ḫalka ve sevvâ
- Subhâneke subhâneke subhâneke elfâ
III
- Ey kudretine olmayan âğâz u tenâhî
- Mümkün değil evsâfını idrâk kemâhî
- Her nesne kılar varlığına hüsn-i şehâdet
- Her zerre eder vahdetine arz-ı güvâhî
- Hükmün kılar izhâr bu âsâr ile mihri
- Emrin eder ibraz bu envâr ile mâhı
- Dil-sîr-i bisât-ı niamın mürg-i hevâyî
- Sîrâb-ı zülâl-i keremindir suda mâhî
- Eyler keremin âteşi gülzâr halil’e
- Mağlûb olur peşşeye nemrud-ı mübâhi
- Zâlimleri adlin ne zaman hâk edecektir
- Mazlumların çıkmadadır göklere âhı
- Bigânelere münhasır enva’-ı huzûzât
- Mihnet-zede-i aşkına mahsûs devâhî
- Sensin eden idlâl nice ehl-i tarîki
- Sensin eden ihdâ nice gümgeşte-i râhı
- Hükmün ki ola mûcib-i hayr u şer-i ef âl
- Yarab ne içindir bu evâmir bu nevâhî
- Sendendir ilâhi yine bu mekr ü bu fitne
- Bu mekr ü bu fitne yine sendendir ilâhi
- Güftî bikün ü bâz zenî seng-i melâlet
- Dest-i men ü dâd-ı tu der rûz-ı kıyamet
IV
- Bir katre içen çeşme-i pür-hûn-ı fenadan
- Başın alamaz bir dahi bârân-ı belâdan
- Asude olam dersen eğer gelme cihâna
- Meydâna düşen kurtulamaz seng-i kazadan
- Sâbit-kadem ol merkez-i me’mûn-ı rızâda
- Vareste olup dâire-i havf u recâdan
- Dursun kef-i hükmünde terâzû-yı adalet
- Havfın var ise mahkeme-i rûz-ı cezadan
- Her kim ki arar bûy-ı vefa tab’-ı beşerde
- Benzer ana kim devlet umar zıll-ı hümâdan
- Bî-baht olanın bağına bir katresi düşmez
- Bârân yerine dür ü güher yağsa semâdan
- Erbâb-ı kemâli çekemez nakıs olanlar
- Rencide olur dîde-i huffâş ziyadan
- Her âkile bir derd bu âlemde mukarrer
- Rahat yaşamış var mı gürûh-ı ukalâdan
- Halletmediler bu lügazın sırrını kimse
- Bin kafile geçti hükemâdan fuzelâdan
- Kıl san’at-ı üstadı tahayürle temaşa
- Dem vurma ger arif isen çün ü çiradan
- İdrâk-i meali bu küçük akla gerekmez
- Zîrâ bu terâzû o kadar sıkleti çekmez
V
- Dehrin ne safa var acaba sîm ü zerinde
- İnsan bırağur hepsini hîn-i seferinde
- Bir reng-i vefa var mı nazar kıl şu sipihrin
- Ne leyl ü nehârında ne şems ü kamerinde
- Seyretti hava üzre denir taht-ı Süleyman
- Ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde
- Hür olmak eğer ister isen olma cihanın
- Zevkinde safasında gamında kederinde
- Cânân gide rindân dağıla mey ola rizân
- Böyle gecenin hayr umulur mu seherinde
- Hayr umma eğer sadr-ı cihan olsa da bilfarz
- Her kim ki hasâset ola ırk u güherinde
- Yıldız arayıp gökte nice turfa müneccim
- Gaflet ile görmez kuyuyu rehgüzerinde
- Onlar ki verir lâf ile dünyâya nizâmât
- Bin türlü teseyyüb bulunur hanelerinde
- Ayînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
- Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde
- Ben her ne kadar gördüm ise bazı mazarrat
- Sâbit-kademim yine bu re’yin üzerinde
- İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah
- Yardımcısıdır doğruların hazret-i Allah
VI
- Gadr ede reayasına vâli-i eyâlet
- Dünyâda vü ukbâda ne zillet ne rezalet
- Lâyık mıdır insân olana vakt-i kazada
- Hak zahir iken bâtıl için hükmü imâlet
- Kadı ola davacı vü muhzır dahi şahit
- Ol mahkemenin hükmüne derler mi adalet
- Ey mürtekib-i har bu ne zillet ki çekersin
- Bir kaç kuruşa müddet-i ümrünce hacâlet
- Lâ’net ola ol mâle ki tahsîline ânın
- Yâ din ola yâ ırz veya namus ola âlet
- Âdem olanın hayr olur âdemlere kasdı
- İnsanlığa insanda budur işte delâlet
- İnsan ona derler ki ede kalb-i rakîki
- Alâm-ı ben-i nev’i ile kesb-i melâlet
- Âdem ona derler ki garazdan ola sâlim
- Nefsinde dahi eyleye icrâ-yı adalet
- Sâdık görünür kisvede erbâb-ı hiyânet
- Mürşid sanılır vehlede ashâb-ı dalâlet
- Ekser kişinin suretine sîreti uymaz
- Yârâb bu ne hikmettir ilâhi bu’ne halet
- Ümmîd-i vefa eyleme her şahs-ı degalde
- Çok hacıların çıktı haçı zir-i begalde
VII
- Bir abd-i habeş dehre olur baht ile sultan
- Dahhâk’in eder mülkünü bir gâve perişan
- İkbâline idbârına dil bağlama dehrin
- Bir dâirede devr edemez çenber-i devrân
- Zâlim yine bir zulme giriftar olur âhır
- Elbette olur ev yıkanın hanesi viran
- Ekser görülür çünkü ceza cins-i amelden
- Encamda âhenden ölür rahne-i sühan
- Tezkîr olunur la’n ile haccâc ile cengiz
- Tebcîl edilir nûşirevan ile süleyman
- Kabil midir elfaz ile tagyir-i hakikat
- Mümkün mü ki tefrik oluna küfr ile îmân
- Birhâkden inşâ olunur deyr ile mescid
- Birdir nazar-ı hak’da mecûs ile müselman
- Her derdin olur çaresi her inleyen ölmez
- Her mihnete bir âhir olur hem gama pâyan
- Geh çâk olunur damen-i pâkize-i ismet
- Geh iffet eder âdemi ârâyiş-i zindan
- Sabr et siteme ister isen hüsn-i mükâfat
- Fikreyle ne zulm eylediler yusuf a ihvan
- Zâlimlere bir gün dedirir kudret-i mevlâ
- Tallahi lekad âserakellâhu aleynâ
VIII
- Her şahsı harîm-i Hakk’a mahrem mi sanırsın
- Her tâc giyen çulsuzu Edhem mi sanırsın
- Dehri arasan binde bir âdem bulamazsın
- Âdem görünen harları âdem mi sanırsın
- Çok mukbili gördüm ki güler içi kan ağlar
- Handan görünen herkesi hurrem mi sanırsın
- Bil illeti kıl sonra müdâvâta tasaddî
- Her merhemi her yareye merhem mi sanırsın
- Kibre ne sebeb yoksa vezirim deyu gerçek
- Sen kendini düstûr-ı mükerrem mi sanırsın
- Ey müftehir-i devlet-i yek-rûze-i dünya
- Dünya sana mahsûs u müsellem mi sanırsın
- Hâlî ne zaman kaldı cihan ehl-i tama’dan
- Sen zâtını bu âleme elzem mi sanırsın
- En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun
- Sen herkesi kör âlemi sersem mi sanırsın
- Bir gün gelecek sen de perîşan olacaksın
- Ey gonca bu cem’iyyeti her-dem mi sanırsın
- Nâmerd olayım çarha eğer minnet edersem
- Çevrinle senin ben keder etsem mi sanırsın
- Allah’a tevekkül edenin yaveri hak’tır
- Nâşâd gönül bir gün olur şâd olacaktır
IX
- Pek rengine aldanma felek eski felektir
- Zîrâ feleğin meşreb-i nâsâzı dönektir
- Yâ bister-i kemhada ya vîrânede can ver
- Çün bây ü gedâ hâke beraber girecektir
- Allah’a sığın sahs-ı halimin gazabından
- Zîrâ yumuşak huylu atın çiftesi pektir
- Yaktı nice canlar o nezaketle tebessüm
- Şirin dahi kasd etmesi cana gülerektir
- Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma
- Zer-dûz palan vursan eşek yine eşektir
- Bed-mâye olan anlaşılır meclis-i meyde
- İşret güher-i âdemi temyize mihekktir
- Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir
- Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötektir
- Nadanlar eder sohbet-i nadanla telezzüz
- Dîvânelerin hem-demi dîvâne gerektir
- Afv ile mübeşşer midir ashâb-ı merâtib
- Kânûn-ı ceza âcize mi has demektir
- Milyonla çalan mesned-i izzette ser-efrâz
- Bir kaç kuruşu mürtekibin câyı kürektir
- İman ile din akçadır erbâb-ı gınada
- Nâmûs u hamiyyet sözü kaldı fukarada
X
- İkbâl için ahbabı siâyet yeni çıktı
- Bilmez idik evvel bu dirayet yeni çıktı
- Sirkat çoğalıp lafz-ı sadâkat modalandı
- Nâmûs tamam oldu hamiyyet yeni çıktı
- Düşmanlara ahbabını zemm oldu zerafet
- Dildârdan agyâra şikâyet yeni çıktı
- Sâdıkları tahkîr ile red kaide oldu
- Hırsızlara ikram u inayet yeni çıktı
- Hak söyleyen evvel dahi menfur idi gerçi
- Hâinlere amma ki riâyet yeni çıktı
- Aciz olanın ketm olunur hakk-ı sarîhi
- Mahmîleri her yerde himâyet yeni çıktı
- İsnâd-ı ta’assub olunur merd-i gayura
- Dinsizlere tevcih-i reviyyet yeni çıktı
- İslâm imiş devlete pâ-bend-i terakki
- Evvel yoğ idi işbu rivayet yeni çıktı
- Milliyyeti nisyan ederek her işimizde
- Efkâr-ı frenge tebaiyyet yeni çıktı
- Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık
- Zîrâ ki ziyan ortada bilmem ne kazandık
XI
- Zâhirde görüp bizleri sanma ukalâyız
- Biz bir sürü âkil sıfatında budalayız
- Âkil denilir mi bize kim hâli bilirken
- Dildâde-i âlâyiş-i nîreng-i hevâyız
- Yârân-ı vatandan bizi özler bulunursa
- Düştük sefer-i gurbete muhtâc-ı duayız
- Terkîb-i acîbiz iki hâsiyyetimiz var
- Ahbabımızın devletiyiz hasma belâyız
- Güncîde durur hırkamız altında künûzât
- Dervişleriz gerçi nazarda fukarayız
- Ukbâya yarar bir işimiz yok ise bârî
- Azâde-dil-î şâibe-î zerk ü riyâyız
- Devletlülere bizleri tahkir düşer mi
- Biz âciz isek de yine mahlûk-ı hüdâyız
- Bir âfet-i hunhara esîr oldu gönül kim
- Her nâzına her lâhzada bin kerre fedayız
- Hatırda durur sohbetinin lezzeti hâlâ
- Gerçi o şereften nice yıldır ki cüdayız
- Her cevrine razılarız ey şâh-ı melâhat
- Bizler ki kuluz mu’tasım-ı bâb-ı rızâyız
- İster bize lutf eyle diler bizden ırağol
- Dünyada heman sen şeref ü şân ile sağ ol
XII
- Her millet için bir düziye adlini âm et
- Fikr-i gazab-ı hazret-i mabûd-ı enam et
- Bevvâl-i çeh-i zemzemi la’netle anar halk
- Sen Kâbe gibi kendini hürmetle benâm et
- İncinmemek istersen eğer mülk-i fenada
- Bir kimseyi incitmemeğe hasr-ı meram et
- Bir yerde ki yok nağmeni takdir edecek gûş
- Tazyi’-i nefes eyleme tebdîl-i makam et
- Avrat gibi mağlûb-ı hevâ olma er ol er
- Nefsin seni râm etmeye sen nefsini râm et
- Mânend-i şecer nâbit olur sabit olanlar
- Her hangi işin ehli isen onda devam et
- Noksanını bil bir işe ya başlama evvel
- Yâ başladığın kâr-ı pezîrâ-yı hitâm et
- Uğrarsa sabâ râhın eğer semt-i Irak’a
- Bağdad iline doğru dahi azm ü hıram et
- Merdân-ı suhendânı ziyaret edip andan
- Adâb ile git ravza-i Rûhî’ye selâm et
- Tahsînini arz eyleyip evvelce ziyâ’nın
- Bu beyti huzurunda oku hatm-i kelâm et
- Meydân-ı suhende yoğ iken sen gibi bir er
- Bir şâir-i rûm oldu sana şimdi beraber
Ziya Paşa bu dizelerde ahlak ile eylem arasındaki ilişkiyi net biçimde kurar. Söz yerine fiili öne çıkarır. Bu yaklaşım, Tanzimat’ın düşünsel dönüşümünü yansıtır.
Şiirin Hikâyesi
“Terkib-i Bend”, dönemin siyasal ve sosyal çalkantıları içinde kaleme alındı. Ziya Paşa, devlet yönetimindeki yozlaşmayı ve toplumsal çürümeyi eleştirdi. Şiir, klasik bent yapısını korur; fakat içeriğinde sert bir toplumsal muhasebe barındırır.
Kısa Tahlil
Metin aruz vezniyle yazılmıştır. Bent yapısı, düşüncenin katmanlı ilerlemesini sağlar. “Ayine” metaforu bireyin gerçek yüzünü simgeler. Şair, özlü ve veciz söyleyişe yönelir. Dize yapısı atasözü niteliği taşır. Bu özellik, şiirin hafızada kalıcılığını artırır.
Edebiyat Tarihindeki Etkisi
Ziya Paşa, divan estetiğini sürdürürken içeriği modernleştirdi. “Şiir ve İnşa” makalesiyle halk edebiyatını savundu; ancak kendi şiirlerinde divan geleneğini kullandı. Bu çelişki, Tanzimat’ın zihinsel gerilimini yansıtır. Türk düşünce tarihinde eleştirel bilincin gelişimine katkı sağladı.
Kısa Biyografi
1829 İstanbul doğumlu Ziya Paşa, çeşitli valilik görevlerinde bulundu. Avrupa’da sürgün hayatı yaşadı. 1880’de Adana’da vefat etti. Hem şair hem düşünür kimliğiyle Tanzimat’ın kurucu figürlerinden biri oldu.
Kaynaklar:
-
Ziya Paşa, Terkib-i Bend
-
İnci Enginün, Tanzimat Edebiyatı