Evrenin nasıl işlediğini anlamaya çalışan insanlık, binlerce yıldır aynı duvara çarpıyor: “Neden buradayız?” Modern bilim atomun kalbini, evrenin sınırını araştıradursun, binlerce yıl önce, antik bilgelik
Bir çağ kapanıyor. Gürültü, korku, rekabet ve gösteriş üzerine kurulu eski dünya, yerini sessizce başka bir frekansa bırakıyor. Bu yeni titreşimde yaşayan insanlar var, farkında
Yazan: Bike S. Demirkız GERÇEKTEN BİR KUYRUKLU YILDIZ MI, YOKSA KOZMİK BİR MESAJ MI? Gökyüzünde Yeniden Görünen Eski Misafir Bilim insanları, 2025 yılı içinde bir
Atlas’ın Kalbinden Yazan: Bike S. Demirkız Ben Lyraan.Atlas’ın yolcularından biriyim.Siz ona bir kuyruklu yıldız diyorsunuz, oysa biz ona “Ana Taşıyıcı” deriz. Çünkü o bir taş
Kudüs… Binlerce yıldır hem cennet vaadiyle hem savaş ateşiyle anılan şehir. Üç büyük dinin –Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam’ın– buluştuğu tek nokta. Burada, taşların bile tarih
İnsanlığın en eski hikâyelerinden biri: “Kutsal Kase”yi arayıştır. Kimi onu İsa’nın Son Akşam Yemeği’nde kullandığı kadeh zanneder, kimi Arthur efsanelerinde “Tanrı’nın Lütfu”nu barındıran bir taş…Ancak
İnsanlık, yüzyıllardır aklın keskin kılıcıyla yol almakta. Mantıkla ölçer, deneyle sınar, kanıtla mühürler hakikati. Bunlar elbette uygarlığın temelleri olmuştur. Fakat bu akıl-hele ki düz, kıyasçı,
İlk dondurulan adamın hikâyesi, bilimkurgu filmlerini aratmayan bir olayla başlar: James Bedford. Kendisi 1967 yılında tüm bedeni dondurularak gelecekte yeniden canlandırılmayı umut eden ilk kişi
Ay ışığına bakarak fısıldadı: “O burada…” Rosalinda, karanlık tünelin serinliğini ardında bırakıp ay ışığının altına çıktığında, denizden esen “Brisa do mar” meltem rüzgârı yüzüne çarptı.
Her şey bir titreşimle başladı. Karanlığın içinden yükselen bir ses… Sessizlikte çınlayan, hiçbir yere ait olmayan ama her şeyin kaynağı olan bir nefes: Om (Aum).