Yazar Zeynep Çıldır
21.yüzyıl, her alanda müthiş ilerlemelerin kaydedildiği çağ… Dünya savaşları sonrasında, artık savaşarak bu iş gitmez diyen dünyanın teknolojide yarışmaya karar verdiği medeniyet çağı (!). Sözde uygar dünya artık savaşmayacak, barış içinde gelişim gösterecekti. Bunlar hep lafta ve sözleşmelerde kaldı.
Dünya savaşları sonrasında kurulan onca cemiyet, savaşları engelleyemedi. Evet, dünya savaşı olmadı ama bir yerlerde savaş hep vardı. Savaş olmasa da insan hakları ihlalleri, gasp edilen ve sömürülen hayatlar mevcudiyetini sürdürdü. Dünyanın gözü önünde savunmasız siviller hedef alındı, çocuklar öldü. İnsanların en temel yaşam, dilini konuşma, dinini yaşama gibi hakları ellerinden alındı. Bunlar gizli kapaklı olmadı, alenen tüm dünyanın gözüne sokularak yapıldı, yapılıyor.
Evet, kurumlar sözde kaldı peki ya vicdanlar? Vicdanlar da en az kurumlar kadar işlevsiz. Çoğu vicdan sahibi hissedemiyor ya da kendini bağlamadığını düşünerek umursamıyor, hisseden de sesini çıkaramıyor. Acıdan uzak olan kısım çoğunlukta olsa da tüy kadar ağırlığı yok. Bu bize şunu gösterdi: Bizler her ne kadar özgür olduğumuzu düşünsek de yanılıyoruz.
Özgür değiliz çünkü değiştiremeyeceğimiz çok şey var. Çoğunluk olmamız, haksızlık karşısında durmamızı sağlamıyor. Kurulan bu düzende çoğunluğun ne dediğinin hiçbir önemi yok. Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz desek de eşkıya dünyaya hükümdar oldu.