Gecenin ileri bir saatiydi, Aylin o gece uyur uyanık yatağında dönüp duruyordu. Uyumaya çalışması boşunaydı çünkü kafasında çözüm bulamadığı bir sürü soru dolaşıp duruyordu, dizlerini kendine çekip
Oysa ben umudumu kesmiştim sevmekten, inanmaktan, güvenmekten. Sevgiyi bilen sevebilen insanların varlığından. Her şeyden vazgeçip, önümde uzanan bu çamurlu yoldan, bata çıka yürümeye devam edecektim.
Bir insan nasıl görünmez hale gelir? Bir anne nasıl görünmez olur? Bir anne her zaman kendinden önce ailesini görür, onları düşünür. Onların baktığı her yerdedir.
Ayşe sabahın beşinde gelen ani bir telefonla uykusundan uyandı. Telefonda tanımadığı bir erkek sesi ağlayarak konuşmaya çalışıyordu. Ayşe ilk kez duyduğu bu sese kulak verdi
Gece yeni başlarken hüzün bulutlarının nemi düştü gözlerime. Anlamsız bir sıkıntı kapladı yüreğimi. Sonra birden üşüdüm. Sonra üşümemin nedenini düşündüm; Bu gece, neden bu kadar
23 Nisan 1920 tarihimizde çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bu tarihte Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) açılarak milli egemenlik resmen ilan edilmiştir. Kurtuluş Savaşı’nın
“Unut!” Dedi bana, bir eliyle rüzgârda dağılıp yüzüne düşen kumral saçlarını toplamaya çalışırken. Buz mavisi gözlerini ufka dikmişti, hiç yüzüme bakmadı. Biraz Sevgi biraz şefkat
Küçük bir sahil kasabasında artık yaz bitmiş, etraf sessizliğe bürünmüştü. Sokakta yaşayan hayvanlar, yazdan kalma alışkanlık ile restoranların önünde yiyecek arıyorlardı. Bisiklete binen çocuklar, yüksek