Modern zamanlar boyunca entelektüel bağımsızlığa erişemeyen Müslüman aydınlar; Batılı ve seküler modeli mutlaklaştırdıkları için başka bir model, başka bir düzen düşünemez olmuşlardır. İslami prensipleri yeterince anlatamadıkları için Batılı/seküler yaşam tarzı hâkim durumdadır. Gerek geçmişte gerekse yaşadığımız zaman diliminde Batı’yı ve Avrupa düzenini kendilerine rol model aldıkları için başka bir yol, yöntem ve şekil geliştirememişlerdir.
Kof, sığ, içi boş, omurgasız ve temelsiz fikirler doğrultusunda hareket ettikleri için; kendileri dahi asabiyetçi, mezhepçi, cemaatçi ve bağnaz oldukları için toplumu kalıcı anlamda aydınlatacak, irşat edecek dönüştürücü söylem ve eylemlerde bulunamamışlardır. Öncü olabilecek gençleri yetiştirmemekte ve onların önünü açmamaktadırlar.
Diğer taraftan tarikat liderleri ve şeyhler, içerisinde bulundukları çağı yakalayamamış; hâlen Arap kültür ve yaşam şeklinde takılı kalmışlardır. “Takva” adı altında kendi kabuklarından dışarı çıkamamışlardır.
Milliyetçiliklerin, ırkçılıkların, kavmiyetçiliklerin, mezhepçiliklerin ve ideolojilerin doruk noktasına çıktığı günümüz dünyasında; sahip oldukları evrensel değerleri ve İslami yaşam şekillerini güncelleyerek topluma sunamamışlardır.
Günümüz Türkiye’sinde dini anlatımlar medya hocalarına kalmıştır. Nebi/Resul dışı söylem ve eylemler, Nebi/Resul adına anlatılır olmuştur. “Mehdi, Mesih ve kurtarıcı” beklentisi süreci devam etmektedir.
Neoliberal, seküler ve emperyalist sistemler; İslam’ın hiçbir kamusal ve kurumsal alanda söz sahibi olmasını istemiyor. İslam düşüncesinin geçmişte gösterdiği başarıların tekrar gündeme gelmesine tahammül edemiyorlar.
Gazze’de yıllardır süren zulüm devam ederken İslam dünyasının sessizliği kabul edilemez. Ümmet büyük bir sınavdan geçmektedir.
Artık nostaljik övünmeler yerine bilinçli, akıllı ve vizyon sahibi kadrolar yetiştirmek zorundayız. Ahlaki duruş; pasiflik değil, bilinçli bir direniş olmalıdır.
Aziz İslam’ın siyasetle bütün olduğu bilinmelidir. Müslümanlar yönetilen değil, yöneten olma bilinciyle hareket etmelidir.
Aktif sessizliklerimize ve görkemli yalnızlıklarımıza son vermeliyiz.