Wolfgang Amadeus Mozart’ın Rondo alla Turca olarak bilinen ve halk arasında “Türk Marşı” diye anılan eseri, yalnızca neşeli bir piyano parçası değildir; aynı zamanda 18.
Bugün görev yerimde ilk günüm. Her yeni başlangıçlar gibi biraz tereddüt, tül bir örtüyle çepeçevre sardı beni. İnsanoğlu bilmediğinden olsa gerek her yeni gelen şeye
İlişkiler çoğu zaman iki insanın birbirine yaklaşma çabası gibi görünür. Oysa derinde çok daha fazlası vardır: İnsan, karşısındaki kişiye doğru eğildiğini sanırken aslında kendi iç
Birdenbire tam ortasında bulursun kendini hayatın. Tam bir hay-huy la geçer her bir günün. Belki omuzların, etiketin ve etrafın bir hayli kalabalık, cüzdanın da epeyce
Aile… İnsanın dünyaya gözünü açtığında gördüğü ilk yüz, duyduğu ilk ses, hissettiği ilk sıcaklıktır. Kimi zaman bir annenin sabaha kadar sönmeyen ışığı, kimi zaman bir
Türk pazarları, Anadolu’nun yüzyıllardır taşıdığı kültürel dokuyu en canlı, en sahici hâliyle gösteren mekânlardır. Bir pazar yerine adım attığınız anda, sanki gündelik hayatın sıradanlığı bir
Yazar Kübra Çakar Kâinatta her şey insan için yaratılmıştır, insan dahi diğer insanlar için yaratılmıştır. Bugün burada bulunma nedenlerimizden birisi de birbirimize katkı olma çabasıdır.
Çay, Türkiye’nin gündelik yaşam pratikleri içinde basit bir içecek olmaktan çok daha fazlasını temsil etmektedir. Sosyolojik, antropolojik ve kültürel açıdan ele alındığında, çayın toplumun kendini
Şehrin en kalabalık caddelerinde yürürken insanların adımlarına karışmış minik gölgeler belirir. Kimi kirli bir duvar dibine sinmiştir, kimi köprü ayaklarının altında uyur, kimi insanların kalabalık
"Yaradılış gayemiz nedir?" sorusu takılır bazen aklıma. Yiyip içmek, gezip tozmak için olmasa gerek bunca nizam ve intizam. Asırlardır bir doluyor bir boşalıyor kâinat. İlk insandan itibaren