@okuryazarkitaplar Gururla Sunar…. Hayat, ölüm, heves, aşk, mutluluk, korku, hayal kırıklığı gibi kavramlar üzerine düşünürken bazen bir karakter misafir gibi gelir, karşı koltuğuma oturur.
Şerife Ulusu Şubat ayının ortasındayız. Geçen kış olduğu gibi bu sene de yalnız ve kimsesiz tüm depresif halimle mevsime teslim olmuş vaziyetteyim. Kendimi gerekli
Osman Gözmen Sıska adam, yetimhane bahçesinin çocukken üzerinde zıpladığı taş döşemelerinin üzerinde ağır ağır yürüdü. Her adımda, çocukluğuyla alakalı bir hatıra canlanıyordu. Yunus balığı heykelinin
Neşe Kazan Rutinim haline gelen terapi merkezine giderken dağarcığıma yeni bir kavram daha ekledim. Sayfamda ağırladığım yeni konuklarım için dipnot düşeyim; mecazi olarak kullandığım “terapi
Neşe Kazan Gün de yoruluyor sanki ben yorulunca. Hava buz kesmiş. Dışarıdayım ve sıcak bir şeyler içince içim ısınacakmış gibi hissediyorum. Yağmur nefes aldırmıyor. Şemsiyem
Neşe Kazan Hava alabildiğine karanlık, insanların hangi amaçla burnunun doğrultusuna gittiği belirsiz. Otobüsüm de geldi. Sanki durağa telefon açıp, “Alo, iyi günler, bir otobüs rica
Gülçin Granit Şimşeklerin göğü yırtıp parçaladığı bir gecede gökyüzü ağlıyordu. Öfkeli deniz, yükselen dalgalar eşliğinde cadde ve sokakları acımasızca dövüyordu. Deniz, sara nöbetine tutulmuş bir
Gülçin Granit Topla etlerini, az öte git. Kaykıl diyorum sana Nuri. Huuu! Sana söylüyorum duyuyor musun be adam? Çekil git kendi güzergâhına. Beden ölür de
Neşe Kazan Akşam saatlerinde toplu yaşanılan yerler ocaktır, ailedir, muhabbettir, güzeldir. Bir koku getirir aklınıza neşeli sofralardaki sıcaklığı. Dolmalık pirincin taşını ayıklarken komşu kızının düğünü
Neşe Kazan Gri bir kış günü, gri bir deniz kenarında, gri bir kayanın üzerine oturmuşum. Soğuk iyiden iyiye işledi içerime. Benimle beraber bir iki çift,