Aile… İnsanın dünyaya gözünü açtığında gördüğü ilk yüz, duyduğu ilk ses, hissettiği ilk sıcaklıktır. Kimi zaman bir annenin sabaha kadar sönmeyen ışığı, kimi zaman bir
Nuri, sabahın buz gibi havasını içine çekerek adımlarını ağır ağır attı. Geceden kalma bir sessizlik vardı köyün üzerinde; sanki herkes uyusa da yorgunluğu sadece o
Murat Dağları’nın sisleri, o sabah alışılmışın dışında ağırdı. Vadiden yukarı doğru esen rüzgâr, bir şeylerin olacağını haber veriyormuş gibi uğulduyordu. Yörük obasının en yeni sesi
Çağdaş Türk edebiyatının özgün ve güçlü kalemlerinden Ayfer Tunç, Aziz Bey Hadisesi adlı eseriyle 2025 Fransa-Türkiye Fernand Rouillon Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü.
Türk pazarları, Anadolu’nun yüzyıllardır taşıdığı kültürel dokuyu en canlı, en sahici hâliyle gösteren mekânlardır. Bir pazar yerine adım attığınız anda, sanki gündelik hayatın sıradanlığı bir
Hiç ses çıkmadı gidişinde. Kapı sertçe kapanmadı, bağırışlar olmadı, suçlamalar savrulmadı. Sadece, sustuk. Belki de en çok o sustuklarımız incitti beni. Ben, senin gözlerinde kalmak
Çay, Türkiye’nin gündelik yaşam pratikleri içinde basit bir içecek olmaktan çok daha fazlasını temsil etmektedir. Sosyolojik, antropolojik ve kültürel açıdan ele alındığında, çayın toplumun kendini
Şehrin en kalabalık caddelerinde yürürken insanların adımlarına karışmış minik gölgeler belirir. Kimi kirli bir duvar dibine sinmiştir, kimi köprü ayaklarının altında uyur, kimi insanların kalabalık