Zamanın henüz adı yokken gök ile yer arasında ince bir perde vardı. Bu perde, tanrıların nefesinden, insanların dualarından ve unutulmuş krallıkların küllerinden örülmüştü. O günlerde
Mars’a ilk koloni indiğinde dünyada bayram ilan edilmişti. Ekranlarda çocuklar kırmızı balonlar uçuruyor, spikerler “İnsanlık ikinci evini buldu.” cümlesini tekrar edip duruyordu. Oysa Mars, insanın
Pierre Franckh tarafından kaleme alınan Rezonans Kanunu, evrenin işleyişini bir “titreşim ve yanıt” mekanizması olarak ele alan, düşünce gücünün madde üzerindeki etkisine odaklanan popüler bir
Kışlanın arka tarafındaki nöbet kulübesi, rüzgârın en sert estiği yerdi. Gece, dağın eteklerinden ağır ağır inmiş; karanlık, tel örgülerin arasına sinmişti. Nöbet saati uzadıkça zaman,
Okul öncesi dönem (0-6 ) yaş , çocuğun kişilik gelişiminde kritik bir süreçtir. Bu dönemde çocuklar, anne ve babalarının tutumlarını model aşarak dünyayı anlamlandırır. Sevgi,
Yolcu yolda gerekti. Yol yolcuya gebeydi. Firak vuslata gebeydi. Yüreğimde kelebekler uçuşuyor, umutla heyecan, saatin akreple yelkovanı gibi birbirini takip ediyordu.
Kadim metinlerde ormanın bir adı vardı: Silva Mater. İnsanlar, bu ismi unuttuğunda orman unutulmadı; sadece görünmez oldu. Çünkü bazı varlıklar, adları anıldıkça değil, adları sustukça
Fotoğraf makinesinin icadı, insanın zamanı durdurma ve anı kalıcı hâle getirme arzusunun bilimsel bir karşılığıdır. Bu icat tek bir anda ortaya çıkmamış; yüzyıllar boyunca süren