Kısa, Dolu Dolu Bir Hayat Benimki

Yazar: Zeynep ÇILDIR

Ailem Kafkasya’dan gelip Türkiye’ye yerleşmiş. Ankara’da dünyaya geldiğimde dünya çok karışıktı ve savaşa hazırlanıyordu. Zor yıllar olsa da annem daha okula başlamadan bana okuma ve yazmayı öğretti.

Babamın görevi dolayısıyla çocukluğum farklı yerlerde geçti. Bu da lise eğitimimi geç tamamlamama sebep oldu. Daha öğrenciyken çalışmaya başladım ve ilk edebî denemelerim bu dönemde gerçekleşti. Sonrasında önemli dergilerde yazılarım yayımlanmaya başladı.

Uçmayı çok sevdim ve bunu gerçekleştirmek için gizli girişimlerim oldu ama sağlık sebeplerimden dolayı bu tutkumu yaşayamadım. Gazetecilik alanında aktif faaliyet gösterdim, çıkışında etkili olduğum gazetede haber ve köşe yazıları kaleme aldım. Bunları yaparken de eğitimime devam etmek istedim ama maddi sıkıntılar nedeniyle üniversiteyi 10 yıl sonra bitirebildim.

Şiire gönül verdim. “İyi bir şair” diye nitelendirdiğim Cemal Süreya’ya birlikte ev tutmak için mektup yazmışlığım var. Şiirde üslup olarak kendisinden etkilendim. Bunun yanında Turgut Uyar ve Sezai Karakoç da üslup olarak beni etkileyen kişiler arasındadırlar. İkinci Yeni şiir akımının sonraki kuşak temsilerinden biri olarak görüldüm. Alışılmış kalıpların dışına çıktım; ses, kelime ve söz dizimi düzeyinde yenilikçiydim ve sonrasında benim tarzımı benimseyen şairlere öncülük ettim. Şiirlerimde anlam gizliydi, bireysel anlam evrenime ait imgeler kullandım. Öyle ki Türkçede olmayan kelimeler bile türettim, bazen de mevcut kelimeleri başka anlamlarda kullandım. Salvador Dali’nin resimleri gibi gerçeküstü ve akıl dışı imgeler şiirlerime damga vurdu. Şiirlerimde arkadaşlarım ve üstatlarımın etkisi büyüktür, birlikte güzel işlere imza attık.

Edebî hayatım şiirle sınırlı değil, hikâyelerim de önemli bir yer tutar. Aslında çocuk edebiyatına girişim de ilginç oldu. Çocuklarıma okuyacak hikâye ve masal bulamayınca bu işe el atmaya karar verdim. Bu konuda eserler verdim, çocuklar için şiir kitaplarım da var. Yalnız çocuk edebiyatında verdiğim eserler, bu eserlerde yetişkinlere de hitap ettiğim için pedagojik açıdan uygun olmadığı gerekçesiyle eleştirildi. Her ne kadar eleştirilsem de sonraki yıllarda Yılın Çocuk Edebiyat Ödülü’nü aldım. Eserlerimde Afganistan’daki işgali dile getirerek Müslümanların sesi oldum.

Anlatmayı unuttuğum bir şey de altı yıl boyunca dil öğrenmek için Almanya’ya gittim ve Goethe Enstitüsü’nde eğitim aldım. İş hayatımda ise Makine Kimya Endüstrisi Kurumunda memur olarak çalıştım. Sonraki yıllarda TRT’ye geçtim ve TRT’de farklı görevlerde yer aldım. Amatör olarak çizim yaptığım için üstadım tarafından “artist” olarak anıldım.

Ben Cahit Zarifoğlu, genç yaşta yakalandığım kanser nedeniyle hayata gözlerimi yumdum yalnız kısa bir ömre çok fazla şey sığdırdım. Birçok yazara ve şaire öncülük ettim. Vefatımdan sonra adımla genç şair ve yazarlara şiir ve edebiyat ödülü verilmeye başlandı. Hakkımda yayımlanmış birçok akademik araştırma bulunmaktadır. Türkiye’nin birçok ilinde halka açık alanlara, eğitim kurumlarına ve kültür merkezlerine adım verilmiştir. İçime dönük bir kişiliğim olsa da insanlara yönelik yaptığım şeyler beni hâlâ yaşatıyor ve insanların duygularına tercüman olmaya devam ediyorum.

 

Related posts

İçimdeki Ses…

Sorunu Konuşmak Yerine Çözüme Odaklanmak

Aynadaki Yabancı ve Sessiz Vedalar 1. Bölüm