Vildan BAHÇACI
O gün, o, dedi “merhaba”,
Esti bir rüzgâr sanki Bâd-ı saba,
Ayrı yolları, bir kılar mı acaba?
Ya da kor mu yolu kaba saba?
O gün belli belirsiz bir “merhaba”,
Bilinmezlik mecrasında sanki elifba,
Var sanırdın her şeyin, oysa yokmuş galiba,
Ya da bütün ömrün olduysa heba!
O gün, o bir tek “merhaba”,
Taşırdı duyguları sanki Dilruba,
Gönül söyle, gerek var mı hicaba?
Neden kalp patlamaya hazır bir bomba?
O gün, o ufacık “merhaba”,
Düşünceler döndü sanki göynük kebaba.
Yoksa sel olup aktı mı varlık mihraba?
Ne gerek var artık kalemle kitaba?
O gün, dedi ya “merhaba”,
Çiçeklendi sanki gün, şehir ve kasaba,
Kalmadı lüzum, büyü ile sihr-i şaraba,
Kor eder mi gönlü, alelade bir “merhaba”?
O gün, öylesine bir “merhaba,”
Ama’lar kesiyor yolları, sanki birer akbaba,
Ne huzur bıraktı ne de üste başta bir aba,
Var mı dünyada böyle bir intiba?
O gün, O, deyince “merhaba”,
Yürek geldi hem oltaya hem de hesaba,
Kalmadı serince, akıl sanki bir zorba,
Duygular ise oldu kaynar bir çorba,
İnan gelmez elinden ne bir iş ne de çaba,
En iyisi var git sen yüce Çalab’a.