Hikmet Pınar
Yalnızlığa mahkûm ahir ömrümde,
Gelip şu gönlüme girsen ne olur?
Ah çeker inlerim yaram derinde,
Deva şefkatinle sarsan ne olur?
Buselik makamında çaldın gönlümü,
Deryadan deryaya saldın gönlümü,
Ne zaman uğrayıp aldın gönlümü,
Bu hicran yarasını sarsan ne olur?
Onca makam geçip perdeyi açtın,
Sahneye çıkıp da kendinden geçtin,
Âleme görünüp bir benden kaçtın,
Sabâhi makamında vursan ne olur?
Hicaz peşreviyle coştur gönlümü,
Uşşak perdesiyle koştur gönlümü,
Şu derd-i âlemden geçtir gönlümü,
Bir gönül sofrası kursan ne olur?
Nameler dolaştın hicaz ”es” dedin,
Tizler ile başladın yine ”pes” dedin,
Sessizce ağlatırken döndün sus dedin,
Bir kez de gönlünü versen ne olur?
Vefasız elinden özüm tükendi,
Yalvardım yakardım sözüm tükendi,
Takatim kalmadı hızım tükendi,
Acı çektirmeden vursan ne olur?
Şu garip Mansur’u eyledin bitap,
Sana kâr etmez mi bu kadar hitap,
Ne lügat bıraktım ne de bir kitap,
Çözülmez halini görsen ne olur?
Editör Orhan Özer