Umuda Yolculuk

u

Ümmügülsüm Hasyıldırım

Gitgeller cenderesi, dişliler arasında kalmak gibiydi. Yol uzun, yolcu yorgun, şoför şaşkındı bu hengamede. Karambole atıştı bizimkisi. Şimdi ne olacaktı. Ya Rabb! Arafta kalmak ne çetrefilli.

Yer yer gülümseten lütuflar sunuyordu Yaradan. Teselli bardağı dolu. Zorluğun yanında gelen kolaylıklar, daha yaşanılır kılıyor hayatı. Rahmet yağmurları sağanak sağanak. Rahman isminin tecellisi, Şafi ismiyle kuşatıyor gönülleri. Şifa ondan. İhsan ondan. Ondan gelene gönül umman.

Gün geceye dursun. Zaman yanaklarına öpücük kondursun. Umut çiçekleri, kardelenler gibi karlar üzerinde yükselsin. Yaralara sevda merhemi sürülsün. Gönüller huzura beşik olsun. Çünkü derdi veren, dermanını içinde gönderir. Hani Üstad derya “Şekva musibeti artırır, şükür nimeti artırır.” diye. Şikayet eden değil, teslim olanlardan olmak derdim.

Korku hüküm sürünce gönle, arayış başlıyor ömre. Türlü kapılar açılıyor önüne. Bir bir mucizeler sıralanıyor, gülümsüyorsun. Alternatif çözümler hizaya giriyor sıra sıra, şaşırıyorsun. Sebepler dairesi geniş, anlıyorsun.

Misaller kapı aralıyor umuda. Teslimiyet ve tevekkül binek oluveriyor bataklığın üzerinde. İçine ekilen risk tohumları sararıp soluveriyor. Pembe bir dünya açılıveriyor ufuktan. Sebepler dairesi halka oluyor etrafında. Işık hüzmeleri sarıyor seni, gülümsüyorsun.

Zaman her derde ilaç, ya bizde ne olacaktı? İlaç mı, zehir mi? Elbet kalpler ilaçtan yana mutmain. Tüm umutlar seferberdi gönülde. Çünkü mümin ye’s’e düşmez. Gönlümüzün sesini dinleyerek çıktık yollara. Allah-u alem bakalım neler olacak, göreceğiz. Umut katığından doyunca yiyeceğiz. Biliyoruz ve inanıyoruz ki Rahmân isminin altında gölgeleyeceğiz. Vesselam…

Related posts

Hz. Süleyman 3. Bölüm

Onca Yıl Geçti

Anne