Umut

Seher Nur ÇAVUŞ

Umudun penceresinden bakıyorum artık yarınlara. Dünü bıraktım. Zordu ama bıraktım. Kötüyse ders aldım, iyiyse kalbimin en güzel yerine kaldırdım. Şimdi sımsıkı tutuyorum geleceğimin ellerinden. O kadar sıkı ki aydınlatsın yarınlarımı…

Çiçek bahçesinden yürümüyorum bu sefer. Kendi bahçemin tohumlarını kendim ekiyorum. Mutluluğumla sulayacağım bu defa. Gözyaşımı engel yapmıyorum hiçbir şeye; akacak mı, aksın. Hayır, hayır; arkasından gelecek mutluluğu temizlemek için değil, kalmasın hiçbir şey içimde diye… Aksın, gitsin. Mutluluktan da olsa ağlamayacağım mesela, atacağım attığım en büyük kahkahayı! Tohumlarını kendim ektiğim o çiçekli bahçenin kuş cıvıltıları olacak kahkahalar.

Evet, çok umutluyum yarınlardan. Çünkü biliyorum; insan umudunu kaybederse, takılı kalırsa geçmişte ilerleyemez. Ve ben giyindim en güzel kıyafetlerimi, kendi bahçemde yürüyeceğim bu sefer. Umut ise en yakın dostum olacak bu yolda.

Related posts

Yaraların ve Sorumlulukların

İnternet Çağında Uzmanlık Kavramının Ölümü

Evliya Çelebi’nin İzinde: Bayburt Kalesi’nde Yeni Dönem