Yazar: Şaziye İNCELER
Vakit akşama yaklaşıyordu. Şehrin, gri sokaklarında bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyordu. Selim işyerindeki personel fazlalığı nedeniyle işten çıkarılmış, cebinde kalan son parasıyla akşam ne yiyeceğini düşünen, hayalleri ıslanmış bir adamdı.
Durakta otobüs beklerken yanında ki yaşlı kadının soğuktan titrediğini ve elindeki naylon poşeti kafasına tutarak korunmaya çalıştığını fark etti. Selim’in elinde eski, telleri hafif yamulmuş ama iş gören bir şemsiyesi vardı. İçinden bir ses “Kendini düşün, zaten her şey ters gidiyor.” dedi. Ama o sesin üzerine basıp şemsiyeyi kadına uzattı.
“Teyzeciğim sen bunu al. Benim yolum kısa koşarım.” dedi yalan söyleyerek. Kadın şaşkınlıkla: “Ama evladım sen sırılsıklam olacaksın.” diyebildi sadece. Selim gülümsedi, şemsiyeyi kadının eline tutuşturup yağmurun altına daldı. Şemsiyeyi alan yaşlı kadın fırının önünden geçerken Selim’in bu nezaketinin verdiği sıcaklıkla gülümsedi. Cebindeki bozuklukları saydı; aslında sadece kendine bir ekmek alacaktı. Ama o yabancı gencin fedakârlığı içine işlemişti. Fırına girdi: “Evladım, bana bir ekmek ver, bir ekmek parası da askıya bırakıyorum.” dedi.
O sırada fırında, okuldan dönen ve karnı çok aç olan, babası işsiz bir çocuk bekliyordu. Fırıncı, yaşlı kadının bıraktığı o ekmeği sıcak sıcak çocuğa uzattı. Çocuk, ekmeği göğsüne bastırıp eve koşarken köşede ıslanmış ve titreyen bir sokak köpeği gördü. Köpeğin kaburgaları sayılacak kadar zayıftı. Çocuk, “Annemle bölüşürüz.” dediği ekmeğin yarısını kopardı ve köpeğin önüne koydu. Köpek, kuyruğunu sallayarak ekmeği yerken yoldan geçen bir veteriner bu manzarayı gördü. Veteriner o gün çok yorgundu ve kliniğini kapatıp eve gitmek istiyordu. Ama o küçük çocuğun paylaşma ruhu onu utandırdı. Arabasını durdurdu, köpeği bagajına aldı ve kliniğe götürüp onu hem ısıttı hem de tedavi etti. Gece geç saatlerde veteriner, sosyal medyada bu köpeğin fotoğrafını “Bugün, küçük bir kahramandan ilham aldım.” notuyla paylaştı. Bu paylaşım binlerce kez yayıldı.
Ertesi sabah Selim sırılsıklam olduğu için şifayı kapmış bir halde iş ilanlarına bakıyordu. Telefonuna bir mesaj geldi. Eski bir arkadaşıydı: “Selim, dün bir paylaşım gördüm. Bir çocuk ve köpek hikâyesi… Beni çok duygulandırdı. İyiliğin hâlâ var olduğunu hatırladım. Bizim şirkette bir pozisyon açıldı. Aklıma direkt dürüstlüğün ve yardımseverliğinle sen geldin. Görüşmek ister misin?”