– Tutturdun bir “Milano, Milano” diye. Sahi biz nereye gidiyoruz? Bilmediği yolda ilerlemek bunca zamandır hangi insana bir sonuç vermiş ve bir yere vardırmıştır!
Satılamaz Etiketli Bilinçler (2. Kısım) Selin sesindeki o ince cam kırığı gibi sızlayan ironiyle hafif gülerek ‘‘Biz orada yaşayamayız, biz o mobilyanın içinde kayboluruz. Yok
Satılamaz Etiketli Bilinçler (1. Kısım) Yaman cilalı mermerin üzerinde durmaktan çok bir kelime yığınının ortasında ayakta kalmaya çalışıyordu. Fırlatılan okları o kadar net görüyordu ki
Zamanın Unuttuğu Yer (2. Bölüm) Güçlüydüm, o kara delikten kurtulmuştum ve özgürdüm. Ne engeller ne de sınırlar ayaklarımı geride tutan bir güce sahip değildi artık.
Gözlerimi açtım. Göz bebeklerim yuvadan çıkacak gibi olurken daha da açtım. Ne kadar büyük açarsam o kadar çok şey görebilirim sanıyorum; karanlık, bir sis perdesi
Lüks otelin avizesi üzerime doğru hafifçe eğilmişti. İnsanın özgüvenini kırmak için özel olarak tasarlanmış, kristal parçacıklı bir üst sınıf bakışı gibi. Işığı altında görünmek için