Derya, bilgisayar ekranına o kadar uzun süre bakmıştı ki, sayılar gözünün önünde dans etmeye başlamıştı. Derin bir iç çekişle sandalyesine yaslandı. O sırada dükkânın girişindeki
Birçok insanın mitolojiye ilgisi var. Fakat Türk mitolojisi hem çok az biliniyor, hem de kaynaklar yetersiz. İşte tam da böyle bir kuraklığın ortasında karşımıza Bartu
Nilüfer Sedef Sabah saatleri olmasına rağmen güneşin yakıcı sıcaklığı bedenimi sarmıştı. Terlememeye özen gösteriyordum ama nafile… Birazdan yapılacak operasyon için hazırlığımı yapmışken böylesi bir terleme
Zeynep, anneannesini kaybettiğinde 11 yaşındaydı. Miras olarak ona bir sandık dolusu eski eşya kalmıştı. Oyuncaklar, eski albümler, annesinin eski kıyafetleri, takılar… Ve bir de porselen
Ertan Armağan Bu sıcak havalarda ne iyi oldu Yeşil’imle birlikte buzdolabında baş başa olmak. Ev sahipleri galiba tatile gittiler. Şansa bak! Yanlarına almadıkları iki elma
“Yüksekten bakanlar sadece zenginler değildir. Bazen bir elektrik direğinde dört karga oturur, aşağıya öyle bir bakar ki… İnsan olduğuna utanırsın.” Ben, Kıvırcık. Biliyorum adımı soran
Sümeyye Bilen Tarihlere yüklenilen mana âlemine Temmuz’un ikisini ekledim. Dedem valizini almadan sessiz bir gemiye binip ebedi bir istirahatgâha doğru yola çıktı. İlmini sağa sola
Güneş tepede alev alev yanıyor, asfalttan yukarı doğru buhar yükseliyordu. Plastik sandalyemde kımıldamadan oturuyor, bir yandan çayımı karıştırıyordum. Öte taraftan benimle gölgeyi paylaşan Kâmil, kaldırım
Bike S.Demirkız Gece, kırsalı kalın bir örtü gibi sarmıştı. Sis, yılan gibi kıvrılarak çıplak ağaçların arasında dolanıyor, toprağı örten sessizliğe huzursuz bir titreşim katıyordu. Yaşlı
Ümmügülsüm Hasyıldırım Efendimizin emanetini aldı Kerbela.Ne zalim bir şehirmiş, adı gibi tam bir bela.Boynunda kılıç darbesi, yüreği Hakk’a müptela.Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var,
Ertan Armağan Bolu Beyi’nin konağında olağanüstü bir gün yaşanıyor, Bey’in gerginliği; konağın ön tarafındaki bahçenin içerisinde muntazam bir sıra halinde hareket etmeden bekleyen tüm hizmetçiler,
Hamiyet Su Kopartan Danteller, nakışlar, oyalar; evi bürodan ayıran, eve kadın elinin değdiğini gösteren, yuva sıcaklığı veren dokunuşlardır. En basit modeller bile ruhu olan, en