Ayşin Çoban Sveti Stefan Kilisesi‘nin çanları dua edip arınmak isteyenler için çalıyor, şehrin her ucunda yankılanıyordu. Maria’nın kilise için giyindiği krem kalem eteğine yine zarif
Deniz Karagöl Adım yeminin olacak. Yüzümü zaten unutamayacaksın, ardımda bıraktığım korkuyu tanıyacaksın. Ben karar, emir, fısıltı, senin sesinim. Sana kim olduğunu söyleyen bendim ve kim
Bike S.Demirkız Seçilmişlerin Kulübü Televizyon açık ama kimse dikkat etmiyordu.Haber spikerinin sesi, odanın köşesinde unutulmuş bir radyo gibi arka planda yankılanıyordu:“İstanbul’da son aylarda kaybolan gençlerin
Nilüfer Sedef Topuklu ayakkabılarımın asfaltta çıkardığı tıkırtılar bana yabancıydı. Üzerimdeki elbisenin uçuşkanlığı da öyle. Spor ayakkabılardan topuklulara ne ara geçmiştim? Hava, mevsime inat kapalıydı ve
Nilüfer Sedef Elindeki bıçağın metal kısmı tamamen kırmızı olmuştu. Hani Esma’nın kınasında giydiği kaftanın kırmızısı gibi. Kına yakılırken başına örttükleri tül de aynı renkti. Hatta beraber kına alışverişi yaparlarken
Bike S. Demirkız Deniz Kavimleri Demir Çağı’nın özellikle başlangıç evresi olan “Karanlık Çağ” (MÖ yaklaşık 1200–800), tarihçilerin hâlâ tam olarak çözemediği en gizemli dönemlerden biridir.
Nilüfer Sedef Kemanını eline aldı ve tellerini parmaklarıyla yokladı. Sol tel biraz gevşemişti. Teller hassastı, o yüzden derin bir nefes alıp nazikçe burguyu sıktı ve
Ertan Armağan Son zamanlarda Ege’nin çeşitli yerlerine geziler yaptım. Tarihe ilgili olduğum için çeşitli antik kentleri gezdim. Özellikle eski Yunan Medeniyetinin yaşadığı Afrodisias, Milet, Efes
Taner Durmaz Gereksizlik Gereksinim Uzmanı Ben Taner.Evet, bu dünyada benden bir tane daha yok.Yani şöyle söyleyeyim, mesleğim, duruşum, hayatı algılayış biçimimle öyle sıradan biri değilim.Benim
Ümmügülsüm Hasyıldırım Yılan eğrisi yolların menzili; dilinde zehir olan başı mıydı, yoksa güneşe açılan kapı mı? Zaman gösterecekti. Sonsuzluğu temsil eden gökyüzü, bize acaba hangi
Medine Mehtap Uzun Bir kalem değdi mi kâğıda, Susar bazen ağız, konuşur yürek. Bir çizik, bir kelime… Geçmişin yankısı gibi düşer yüreğe.Kimi aşkı yazar, kimi
Mehmet Emin Ağaran Yıl 1972. Mahzuni Şerif, elinde sazı, Sivas’ın Sivrialan köyüne Âşık Veysel’i ziyarete gider. Âşık Veysel’e Mahzuni‘nin geldiğini söylerler. Mahzuni içeri girince Veysel