Her türlü zorluğa, engele ya da sıkıntıya rağmen yaradılış gereği ömrümüzün son gününe kadar yaşama tutunmak olağandır. Bazen tutunur gibi de yapar insan, seçeneği olmadığını
Sabah, henüz güne dönmemişken uyandı ve oturma odasına yöneldi. Koltukta sızmış adama baktı. Ağzından akan tükürükler yastığa akmış, alkol ve ter kokusu tüm odaya yayılmıştı.
-Geliyorlar, geliyorlar! -Dur kız, pencere önünde bağırıp durma deli deli! -Ne yapayım yenge, sen “Gelin almaya geldiklerini görür görmez bana haber et.” demedin mi?
Edebiyatta Baba Figürünün Yıkımı Oedipus kompleksi, yalnızca psikanalitik bir kavram değil; modern anlatının karakter kurma biçimini etkileyen güçlü bir düşünsel çerçevedir. Bu kavram, edebiyatta baba
Bir sır verecek gibi bana yaklaştı, “Olur ya bir gün hafızamı kaybedersem beni bana nasıl anlatırsın?” dedi tüm ciddiyetiyle ve ben ilk cümlemi içimden söylemiştim
Derya, küçük bir Anadolu kasabasında yaşıyordu. Okumayı, yazmayı ve kitapların kokusunu çok seviyordu. Çeşitli kalemlerden oluşan kalem koleksiyonu ve çocukluğundan beri tüm harçlıklarıyla aldığı yüzlerce
Ali, insanların yüzlerine bakmamayı küçük yaşta öğrenmişti. Yüzler beklenti demekti; beklenti ise hayal kırıklığı. Bu yüzden gözlerini yere indirir, ayakkabıların ucundaki çiziklerde kendine güvenli bir
Sevgili gençler, anneniz babanız size “Okuyun, bir adam/kadın olun.” dediği zaman bu sözler zorunuza gitmesin. Artık eski zamanlara geri dönemeyiz. Eskiden “ekmek aslanın ağzındaydı,” şimdi
Bu cümle, sadece bedenin değil, ruhun da gerçeğini fısıldıyor bize. Çünkü insanı hasta eden yalnızca mikroplar, virüsler değil; bazen bir evin duvarları, bir iş yerinin
Bu şarkının sözlerini anlamlı bulan, o balonların yalnızca bir oyuncağı değil; yarım kalmış bir çocukluğu temsil ettiğini bilen, ellerinden oyuncakları alınıp sorumluluk yüklenen, anne terliği