Bir varmış, bir yokmuş… Uçsuz bucaksız ormanların kalbinde, sabah ışıklarının incecik tüller gibi süzüldüğü, kuşların ezgilerle yeni günü karşıladığı gizemli bir vadi varmış. Bu vadinin
Ayrılık…İnsanın içinden, ne zaman başladığını ya da ne zaman biteceğini tam olarak bilemediği, sesi dışarıdan duyulmayan ama içeride bütün duvarlara çarpa çarpa büyüyen o tuhaf
Mahremiyet eğitimi, kişinin kendi mahremiyet alanının farkında olması diğer insanların mahrem alanlarına karşı saygılı olması açısından büyük öneme sahiptir. Mahremiyet, kişileri ilgilendiren psikolojik bir ihtiyaçtır
Sabahın erken saatlerinde hava, sanki geceyle gündüz arasında sıkışmış gri bir gölge gibiydi. Rüzgâr, boş sokaklarda savrulan yaprakları oradan oraya sürüklüyor, kasvetli bir sessizlik mahalleyi
İnsanın suret-i alemi merhamet perspektifiyle müşahedesinde ve anlam arayışında en çok ihtiyaç duyduğu hasletlerden biri empati duygusu olagelmiştir. Empati, karşıdakinin duygusunu sezmek, anlamak haricinde,
İnsan; havasız, susuz, yiyeceksiz yaşayamaz ama en çokta özgür olmadan yaşayamazmış.Üzerime atılan dolandırıcılık iftirasından dolayı içeri gireli neredeyse on dört ay olmuştu. Avukatım güya beni
Günümüzün hızla akıp giden dünyasında, çoğu zaman bedenimizi ve ruhumuzu geride bırakarak koşturuyoruz. Oysa bazen yavaşlamak, nefes almak ve kendimize dönmek için tek ihtiyacımız olan
Lise yıllarımdayken çok konuşmak isteyen biri olmama rağmen, çekingen bir tarafımda vardı. Konuşurken hata yapmaktan çok korkardım. Edebiyat öğretmenimiz bu durumun farkına varmış olmalı ki
Gece ev sessizdir. Pencereden ay ışığı içeri süzülür. Masanın üzerinde iki fincan sıcak çay. Dışarıda hafif rüzgârın sesi vardır. Bugün gökyüzüne bakarken bir şey fark