“Sana yapılmasını istemediğin şeyi başkalarına yapma.” Hayat, insana sürekli bir ayna tutar. Sen başkasına ne yaparsan bir şekilde dönüp dolaşır sana gelir. Kimi zaman aynı
“Şu an inanılmaz derecede dirençliyken sana sadece koyduğun kadarını verebilir.” Hayat, insana çoğu zaman taşıyamayacağı yükü yüklemez. Ama insan, kendi direncini çoğu zaman hafife alır.
Hayatta çoğu insan, doğruyu aramanın peşindedir. Hangi iş daha hayırlı, hangi insan daha iyi, hangi yol daha faydalı? Cevap arar, işaret bekler, rehber arar. Ama
Asla vazgeçme. Çünkü ne kadar yakın olabileceğini bilemezsin.” İnsanın en çok yanıldığı an, pes ettiği andır. Çünkü pes ederken, aslında yolun ne kadarını tamamladığını göremez.
Etrafındaki insanlara bakıp ilham almıyorsan, aslında bir çevren yoktur. Bu cümle kulağa basit gibi gelebilir ama insan hayatının en çıplak gerçeklerinden biridir. Çünkü insan, insanla
Geçmiş… İnsanın sırtında taşıdığı görünmez bir bavul gibidir. İçinde eski dostluklar, bitmiş aşklar, kırgınlıklar, pişmanlıklar ve gülüşler vardır. Kimileri o bavulu hiç açmaz, sırf sadece
Kitabın ana sorusu: Biz gerçekten ne istiyoruz? Belki başarı, mutluluk, huzur diyoruz ama bu kavramlar kişisel, özgün arzularımız mı, başkalarının beklentileri mi?