Yusuf, arabada oturmuş bekliyordu. Eşi Selma, kızı Nil ve oğlu Eymen çantalarını almış gelmişlerdi arabaya. Bu hafta sonu mağara keşfedeceklerdi. Her hafta sonu mutlaka ailece
Ölenlerden birinin düşmanı varmış. Savcı ve doktor gelecek. Biz onların başlarında bekleyeceğiz. Ne kadar sürdü bilmiyorum Kar, öfkeli, kızgın ve hızlı. O kadar soğuk ki
Neşe Kazan – Bike S. Demirkız – Sefer Kaya Portekiz – 1798 Serin bir sonbahar sabahıydı. Ilık bir esintiyle kıpırdayan deniz, kıyıyla vedalaşmaya hazırlanan “Ahtapot”un
Er gazinosunda masadaydık. Bütün tugay uyuyordu. Gecenin üçünü geçiyordu saat. Çay içmekten midemiz bulanmıştı. En son konuşulan konu, İlçe Savcısının ne kadar ters olduğu ve
Bugün benim doğum günüm, 30 oluyorum ama resmen dibe vurmuş durumdayım. Hepsi de benim, koca kafalı adamın, burçlara inanacak kadar saf olması yüzünden.
Hocam, yakandaki flamingo ne? diye sordu Bora. Er gazinosundaydık. Oturduğumuz adı değişik mekân, sıcaktı ve bayat çay kokuyordu. Zaten soğumuş olan çayından büyük bir fırt
Sabah çarşıya gidip birkaç işimi halletmek için evden çıktım. Oldum olası toplu taşımaları sevmem, fakat arabayı sattığımızdan beri onları kullanmak zorundayım. Belki de bu hayatta