"Tarih boyunca insanlık, kendini ifade etmenin ve duygularını yansıtmanın birçok yolunu keşfetmiştir. Bu yolların en zarif ve en anlamlılarından biri de o semboldür."
"Ben Marie Antoinette. Kutsal Roma İmparatoru I. Franz ve Maria Theresia'nın on beşinci çocuğuyum. Çok sıkı ahlak kurallarıyla büyütüldüm. Avusturya-Fransa müttefikliğinin uzun ömürlü olması adına
"Sevgili Kadın, Bak şimdi… Sana bu mektubu, gözüm sehpanın üstündeki kumandayı görüp kolumu uzatamayacak kadar yorgun olduğum bir pazar günü yazıyorum. Niyetim ne kavga ne
Neşe Kazan Ben bir ceviz ağacıyım. Bu girişin ardından” Gülhane Parkı’nda “ dememi bekliyor olsanız da, üzgünüm o hikayenin içi boş çıktı. Halbuki çok güzel
"Elini burnuna götürme alışkanlığı vardı. Öyle arada sırada değil sık sık. Her dört seferin üçünde bu hareketin devamında banyoya gider, sıvı sabunu avuçlarına sıkar ve
Kübranur Ateş Mıhcı Bugün hiç kendinizi yorgun hissettiniz mi? Ya da “Elim kolum tutmuyor” dediğiniz bir gün mutlaka olmuştur. Bir süre önce bende devamlı yorgun
Hayat sunar, insan sanar. Hayatı sunduğu kadar değil aldanışları kadar yaşar. Zaman bazı anlara nokta koyup, üzerinden akıp geçmesine aldırmadan hayata hep ordan başlayıp yaşamaya
KÜBRA ÇAKAR Günlerdir yürüyor olmanın verdiği yorgunluk ve sıcak havanın üzerimdeki ağırlığıyla yavaş yavaş ilerliyordum. Eski tarihi kalıntıların olduğu alana geldiğimde elimdeki fotoğraf makinasını çıkardım.