Bike S.Demirkız Dört tür evli kadın vardır derler:(1) Okumuş kadınlar;(2) Hayatın kıyısında yoğrulmuş kadınlar;(3) Yuvayı yapan kadınlar;(4) Evi yöneten değil, hükmeden kadınlar.Ayten Hanım, dördüncü sınıfa
Ayşin Çoban Basın mensuplarının sabırsızlıkla bekledikleri salona sert adımlarla yaklaşıyordu; beyaz gömleğinin düğmeleri göbeğinin özgürlüğünü kısıtlıyor, adımlarından önde ilerliyordu. Sarı-krem çizgili kravatı, göbeğinin üzerinde sabit
Bike S.Demirkız Kerem gözlerini açtığında tren çoktan hareket etmişti. Camın ardında sadece karanlık akıyordu. Sanki bir tüneldeydiler, ne bir başlangıç vardı ne de bir son.
Neşe Kazan Bu şehre ilk kez kucağımda iki aylık bebeğim ve dört yaşında oğlumla geldiğimde sizin anne, benim babaannem dediğim insanı kaybedeli dört ay olmuştu.
Deniz Karagöl Sabahın ilk saatleriydi. Güneşin altın sarısı ışıkları, durgun denizin suları üzerinde parlıyordu. Gözlerini açtığında oda sessizdi. Duvarlardaki gölgeler sanki yer değiştirmiş, gece boyunca
Bike S.Demirkız Aysu, Kapadokya’nın Güllüdere Vadisi kıyısındaki eski taş evde tek başına yaşıyordu. Yıllarını kazılara, sembollere ve akademik metinlere adamıştı. Fakat bir süredir hiçbir şeyin
Nurhayat Örencik Yaşadıklarımız mı hayata bakışımızı belirler yoksa hayata bakışımız mı yaşadıklarımızı etkiler? Bunu çözmek çok kolay değil. Mutlu olmayı, hayattan zevk almayı ilke edinen
Bike S. Demirkız Ela, sabahın ilk ışıklarıyla uyandı. Ahşap kulübesinin içindeki otlarla tütsülenmiş hava ciğerlerini doldurduğunda içinde bir şeylerin kıpırdadığını hissetti. Geceden kalma rüyaların, puslu
Deniz Karagöl “Herkesin bir fiyatı vardır. Seninki ne kadar?” Gözden uzak karanlık bir köy, haritalar bile terk etmek zorunda kalmış. Söz, yüksekten indi. Ağırlığı vardı,
Leman Elkan Gün doğarken yola koyulmuşlardı. Bebesini sırtına bağlamış; bir elinde ayran güğümü, diğer elinde su testisi, küçük oğlu eteğine yapışmış, ayağıyla toprağı tozutuyordu. Ortanca