Okuryazarkitaplar
EdebiyatManşetTiyatro

Ressam İle Müzisyen

 —Bir tablo tek bir bakışta insanın duygu dünyasını alt üst eder. Renkler, dokular, biçimler… Hepsi birlikte ayrı bir hikâye anlatır. Hepsinin dili vardır, konuşur. Her fırçanın tuval üzerine dokunuşu ayrı bir duygunun yansımasıdır.

    Sol tarafındaki sandalyeye müzik aletini koyan, saçlarını ve elbisesini düzelten müzisyen konuşur:

 —Bir melodi insanın doğrudan kalbine,  oradan da ruhuna dokunur. Bazen tek bir nota, bir tablodan daha güçlü bir duygusal etki yaratır.

Ressam, “Bir tablo yüzyıllarca yaşayabilir. Renklerin herkeste anlamı değişik duygular uyandırır. O sarı rengin heyecanını, ateş kırmızısının tutkusunu, siyahın, grinin mâtemini,  boğukluğunu, pembenin şirinliğini, beyazın asaletini, turuncu ve morun derinliğini, yeşil renkteki o eşsiz huzuru, mavideki doyumsuz mutluluğu ne verebilir ki insana?”

Görsellik kalıcıdır, nesil değişse de yeniden anlam bulur. Bu kalıcılık resim sanatının zamansızlığını simgeler. Müzik öyle değildir. Dinlersin o an hoş bir iz bırakır ve geçip gider. Resim kalıcıdır. Tablolar ölümsüzdür.

Müzisyen:” Evet ama müzik ruha hitap eder, hafızaya kazınır. Bir şarkı da nesiller boyunca söylenir. Sözleri çok anlamlı olan müzikler  herkeste değişik duygular çağrıştırır. Bazen söze bile gerek olmadan bir melodi, bir mırıldanış bile insanı bambaşka yere götürür.”

Ressam: “Sanatın duygusal ağırlığını, fırça darbelerine ressamın kattığı duygular belirler. Her resimdeki detaylar, izleyicinin onda gördüğü izleri kendi ruhunda bütünleştirmesiyle anlam bulur. Yani izleyici resimleri izlerken her çizgide, her dokunuşta kendisinden izler bulur.””

Müzisyen: “Ritim, tını, melodi… Bazen bir tını veya melodi insanın kalp ritmini bile değiştirebilir. Müzik insan ruhuna ve doğasına daha uygundur. Duygu aktarımı bu yüzden daha hızlıdır. Her müziğin dönemi bile vardır. Bazı müzikler yaşanılan geçmiş dönemleri çağrıştırır, insanı hüzünlendirir. Bazı müzikler insanı mutlu eder, ruhunu da tedavi eder.”

Ressam:” Resim de dönemleri anlatır ama daha kalıcıdır. Görsellik insan ruhuna daha fazla etki eder.”

Müzisyen: “Hayır, müzik insan ruhuna daha fazla etki eder. Müzik direkt ruhla bütünleşir. Yaralı ruhları sarar, insanı âşık eder. Resimde böyle bir etki yoktur.”

Ressam: “Benim sanatım sessizdir ama sessizliğin içinde fırtınalar  taşır. Bir renk, bir çizgi yılları, acıları, umutları taşır. Müzik akar gider, ben ise duyguyu zamanı durdurarak saklarım. Kalıcı olanın derinliği vardır.  Müziği dinlersin geçip gider.”

Müzisyen: “Senin tablonu herkes aynı mı anlıyor? Ben bir akor basarım yüzlerce insan aynı anda hisseder! Sanat sadece görmek değildir. Aynı zamanda hissetmektir. Hissetmek anlıktır ama o an insanın tüm hayatını değiştirebilir.”

Ressam: “Müzik üç dakikada biter, benim tuvalim bir ömür sürer. Sen yanlış nota çaldığında ‘’ doğaçlama’’ dersin. Ben yanlış fırça atsam tuval bana küser.”

Müzisyen: “Resmin önünde insanlar ne yapıyor? Story atıp geçiyorlar. Ben sahneye çıkarım, yüzlerce insan aynı melodide birleşir. Resim düşündürür, müzik değiştirir.”

Ressam: “Düşünmek cesaret ister, akıl ister, kabiliyet ister. Sembollerle bağ kurmak ister, yetenek ister. Benim sanatım zamanın içindeki sessiz bir filozof gibidir.”

Müzisyen: “İnsanın gerçek halini anlamak için yüzüne değil nasıl ruhuna bakılırsa aynı şekilde dinlediği müziğe de bakarsın. Müzik ruhun gıdasıdır, kalbin atımıdır.”

Ressam kalıcılığı ve kabiliyeti, müzisyen dinlendirici ve etki gücünü savunur. Sonuçta sanat tek bir şeye sığmaz evrenseldir. Her ikisi de birbirinden beslenir, birbirinden ilham alır.

İlgili Haberler

Paul Hitter’ın “Uzaktan Akraba” resim sergisi İstanbul’da açıldı

okuryazarkitaplar

Anadolu’ya Gelen Keltler ve Kybele

okuryazarkitaplar

Boş Sadak

Comcini

Yorum Yap

Kitap, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Tarih, Mitoloji, Müzik, Resim, Gez Gör, Doğa Sporları, Aktüel Bilim, Anadolu, Dünya Mirası, Festival, Fuar, Sergi, Akademi, Yazarlar...