İlhan Selçuk, edebiyatla gazeteciliğin kesiştiği güçlü bir çizgide yürüdü. Onun yazıları, yalnızca günlük olayları aktarmadı; düşünmeye zorladı, sorgulattı, bazen de rahatsız etti. Selçuk, kelimeyi bir
Yahya Kemal Beyatlı, Türk şiirinde geçmişle bugünü aynı anda duyabilen nadir seslerden biridir. Onun şiirlerinde İstanbul’un sabahı, bir ezan sesiyle birlikte tarihin içinden yükselir. Yahya
Lütfiye Güzel, Türk şiirinde sesi kısık ama etkisi uzun süren şairlerden biridir. Onun şiiri bağırmaz; ama okurun iç dünyasında yankı yapar. Yaşanmışlık, kayıp ve kadın
Hilmi Yavuz, Türk şiirinde düşünceyle duyguyu yan yana yürütmeyi başaran ender isimlerden biridir. Onun şiiri ilk bakışta sakin görünür; ama satır aralarına girildikçe felsefe, tarih
Ece Ayhan, Türk şiirinde düz yürümeyi reddedenlerin başında gelir. Onun şiiri, sokakta kalmış bir çocuğun bakışı kadar sert, tarih kitaplarının arka sayfaları kadar karanlıktır. Okuru
Refik Halit Karay, Türk edebiyatında dili en doğal hâliyle kullanan yazarlardan biridir. Onun metinlerini okurken cümlelerin akışını fark etmezsiniz; hikâye sizi sessizce içine alır. İstanbul’un
Orhan Kemal, edebiyatı masa başından değil, hayatın içinden kuran yazarlardandır. Onun metinlerinde fabrika düdükleri çalar, dar sokaklarda çocuklar koşar, yoksulluk suskun ama inatçıdır. Orhan Kemal,
Sait Faik Abasıyanık, Türk edebiyatında hikâyeye yön değiştiren isimlerden biridir. Onun metinlerinde büyük olaylar yaşanmaz; ama küçük anlar derinleşir. Bir balıkçı, bir ada kahvesi, bir
Metin Altıok, şiiriyle okuru yüksek sesli bir dünyadan alıp içe doğru yürütür. Onun dizelerinde acele yoktur; her kelime yerini bilerek durur. Metin Altıok, hayatın kırılgan
Ahmet Erhan, Türk şiirinde kırılganlığı saklamadan yazan bir sestir. Onun dizelerinde sokaklar sessizdir, geceler uzun sürer, umut ise çoğu zaman yorgundur. Ahmet Erhan, şiiri bir
Gökyüzüne baktığında sadece mavi bir boşluk görüyorsun, ama aslında Dünya’yı saran dev bir koruyucu örtünün içine bakıyorsun. Bu örtüye atmosfer deniyor ve o, hayatımızı mümkün
Haritalara baktığında dağların, vadilerin ve ovaların sanki canlı gibi göründüğünü fark ettin mi? İşte bunu sağlayan sihirli çizgiler var: izohipsler. Bu eğri çizgiler, yerin yüksekliğini