
Kuş cıvıltısı gibidir çocuk sesi. Yüreğinde çöreklenen acıyı dindirir. Huzur verir ruhuna. Yüzünde güller açar onların yanında. Kalbinde sevgi yeşerir, geleceğe umutla bakarsın. Altın topudur onlar. Birbirine atar kahkahalara boğulursun. Sevmeyi öğrenirsin onlarla.
Bayramları en çok onlar hak eder. Geleceğin inşası onların umutlarındadır çünkü. Hayal dünyaları geniştir. Husumet bilmezler, kıskançlığı tanımazlar. Paylaşmanın lezzeti damaklarında yer etmiştir. Kavgaları geçici, sevgileri daimidir. Özür dilemeyi de bilirler, düşeni tutup kaldırmayı da. Yeter ki o masum beyinlere neyi, nasıl, ne şekilde vereceğimizi bilelim.
Henüz ana sınıfında başlayan eğitimde atılan temeller çizer onların yönünü. Okulda öğretmenler hep “Öğretmen, Veli, Okul üçgeni belirler çocuğun geleceğini” derler. Uyum içerisinde, planlı hareket edilirse çocuk sever okulu, hayatı, mücadeleyi. İyiliğin ve kötülüğün tohumu ekilir o yaşlarda. Bilinçli olmak demek iyi evlat demektir aslında. Saymazsan sayılmaz, sevmezsen sevilmezsin. Sonuçta atalarımızın da dediği gibi “Ne ekersen onu biçersin.”
O yüzden dünyada tek çocuk bayramı bizdedir. Evladına bu kadar değer veren ve onları yuva kurana kadar sahip çıkan da bizde. “İstisnalar kaideyi bozmaz” der atalarımız. Her ne kadar bu aralar bozsa da doğrudur.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Atatürk’ün sadece bizim çocuklarımıza hediye etmesine rağmen; bugün tüm dünyada kutlanıyor olması ne büyük onurdur.
Çocuk sevgisi tüm hücrelerimize kadar işleyen bir millet olarak; eğitime başladığı henüz ana sınıfında iken doğruluğu, çalışkanlığı, büyükleri sayıp küçükleri sevmeyi, yurdunu ve milletini kendinden daha çok sevmeyi öğrenir.
Geleceğimizin mimarı yavrularımızın ve tüm dünya çocuklarının bu güzel ve özel Bayramı kutlu olsun.
