Klinik Psk. Süveyda Burçak Eris
[email protected]
Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil; aynı zamanda bir duruştur. Kendi kaderini tayin etme hakkını, iradesini, sesini sahiplenmenin adıdır. Cumhuriyet yalnızca bir milletin hikâyesi değil; her bir bireyin içsel yolculuğudur.
Hepimiz hayatımızın bir döneminde, dış seslerin çok gürültülü olduğu yerlerde büyürüz. Aile, toplum, beklentiler, “doğru” ve “yanlış” kalıpları… Bize ne olmamız, nasıl davranmamız, neye inanmamız gerektiği söylenir. Eğer bu sesler fazla yükselirse bir süre sonra, kendi sesimizi duymakta zorlanırız. Bu noktada, Cumhuriyet’in anlamı kişisel bir boyut kazanır: kendi hayatının Cumhuriyetini kurmak demek, kendi iç bağımsızlığını ilan edebilmek demektir.
Psikolojik açıdan bağımsızlık, başkaldırı değil; kendine ait olabilmektir. Kendi kararlarının sorumluluğunu alabilmek, kendi değerlerini seçebilmek, gerektiğinde “hayır” diyebilmektir. Bu da içsel bir olgunluk ister. Çünkü özgürlük, aynı zamanda belirsizlikle ve sorumlulukla da birlikte gelir.
Birçok insan için içsel özgürlük, dışsal olandan çok daha zor kazanılır. Kimi zaman “onaylanma isteği”, “reddedilme korkusu” ya da “yanlış yapma kaygısı” bu özgürlüğün önünde görünmez zincirler örer. Bazen başkalarının bizi nasıl gördüğünü düzeltmeye çalışırken, kendi iç sesimizi kaybederiz. Ama o sesi yeniden bulmak, kendine ait olma çabasını göstermekle mümkündür. Böylece içsel özgürlüğün ilk adımı atılır; kişi, kendi sesine kulak verdikçe kendine yeniden yaklaşır.
Yani kendi hayatının Cumhuriyetini kurmak, kendi sınırlarını tanıyıp kendine sahip çıkmak anlamına gelir. Başkalarının değerlerine saygı duyarak ama kendi değerlerini de koruyarak yaşamak…
Belki de bu hafta, Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarken, kendimize şu soruyu da sorabiliriz:
“Ben kendi hayatımın Cumhuriyetini ne kadar kurabildim?”
Belki hâlâ başkalarının kurallarına göre yaşıyor, kendi sesini bastırıyor, kendi kararlarını erteliyor olabilirsin. Ama her fark ediş, bir özgürlük adımıdır.
Anahtar kelimeler:
Cumhuriyet Bayramı, psikolojik bağımsızlık, kendi hayatının cumhuriyeti, içsel özgürlük, özgürlük ve sorumluluk, farkındalık, psikolojik iyi oluş

