Yazar Ramazan Turhan
“Senden istediklerini alamadıklarında, insanlar hakkında çok şey öğrenirsin.”
İnsanın gerçek yüzünü görmek, çoğu zaman onun istediğini elde edemediği anlarda mümkün olur. Çünkü arzular, maskelerin arkasına saklanır. Bir insan senden bir şey bekliyorsa, gülümser, iltifat eder, sabreder. Ama istediğini alamadığında içindeki gerçek hâl dışarı sızar. İşte o an, tanıdığını sandığın insanı gerçekten tanırsın.
Çoğu dostluk, çoğu ilişkinin en büyük sınavı budur: “Hayır” cevabı. İnsan, sana karşı iyi davranıyorsa bu iyilik, senin kim olduğundan mı kaynaklanıyor, yoksa senin ona sağladıklarından mı? Cevabı görmek için sadece bir kere vermen yeter: İstediğini karşılamayan bir cevap. Eğer sevgisi, ilgisi, dostluğu bir anda buhar olup uçuyorsa, bil ki onun bağı sana değil, menfaatineydi.
Menfaatle kurulmuş dostluklar, şeker gibi erir. Tatlıdır, ağzında hoş bir tat bırakır, ama ilk yağmurda çözülüp kaybolur. Gerçek dostluklar ise kaya gibidir; istediğini bulamasa bile orada kalır. Çünkü senin varlığını menfaatten üstün görür.
İnsanların senden istediklerini alamadıkları anda verdikleri tepkiler, karakterlerinin aynasıdır. Kimi hemen öfkeye sarılır, kimi küser, kimi seni değersizleştirmeye başlar. Ama kimi de vardır ki hiçbir şey istemeden yanında kalmaya devam eder. İşte o, gerçek dosttur.
Aslında bu durum, hayatın sana sunduğu bir eleme sistemidir. Tek tek uğraşmadan, kimin hakiki, kimin sahte olduğunu gösterir. Bazen seni üzse de aslında büyük bir kazançtır. Çünkü gerçek olmayan bağların kopması, seni gerçek bağlara yaklaştırır.
Ama insan genelde buna üzülür. “Ben ona yıllarımı verdim, o ise bir çıkarı olmayınca beni bıraktı.” der. Oysa düşün: Bu yıllar kayıp değildir. Çünkü sen bir yanılgıdan uyandın. Maskelerin ardında yaşamak, sahte bir huzuru sürdürmektense, gerçeği bilmek daha değerlidir.
Bir ilişkide en tehlikeli an, sürekli “evet” dediğin andır. Çünkü sürekli verdiğinde, karşındaki hep mutlu görünür. Ama asıl hakikat, “hayır” dediğinde açığa çıkar. İnsan işte o zaman sınanır: Seni olduğu gibi mi seviyor, yoksa sadece sundukların için mi?
Hayat, sana şunu öğretir: İnsanlar seni kullanabilir, sömürebilir, kendi ihtiyaçları için yanında olabilir. Ama bu asla senin değerini düşürmez. Çünkü onların davranışı senin değil, onların aynasıdır. Sen sadece kendine şunu sor: “O istemediğini aldığında bile yanımda mı kalacak, yoksa çekip gidecek mi?”
Gerçek olan, senden hiçbir şey istemeden seninle kalandır. Çünkü o, sana “insan” olarak kıymet verir. Menfaatine değil, ruhuna bağlanır. Ve böyle dostluklar azdır ama değerlidir.
Bu yüzden, senden istediklerini alamadıklarında insanların tavırlarını iyi izle. Çünkü orada gerçeği görürsün. Belki yalnız kalırsın ama yalnızlığın içinde samimiyeti bulursun. Çünkü sahte kalabalık, gerçek yalnızlıktan daha ağırdır.
Sonunda öğrenirsin ki insanları tanımanın en kestirme yolu, onlara her istediklerini vermek değil, bazen vermemektir. Çünkü eksiklik, maskeleri düşürür. Ve maskeler düştüğünde hakikat ortaya çıkar.
Editör Hüseyin Bay
Yazarın Kitabı

