Semra Çavuşoğlu
Mavilere boyadım ben siyahlarımı,
Gönlümün coğrafyasında ne depremler oldu,
Umutlarımın denizlerinde ne gemiler battı,
Hayal okyanusumda gemilerle birlikte ne limanlar yaktım.
Sınır dışı ettim de tüm pişmanlıklarımı,
Yine de küsmedim hiç kaderime.
Kendi hayatımı oynadım bu filmde,
Yaralı yerlerinden öptüm kendi kalbimin,
Şefkatle okşadım başımı,
Gece yarısı ansızın gelen ilhamlarımı topladım,
Beraber kahve içtik karşılıklı…
İyi niyetimden beraat ettiysem de,
Huylu huyundan vazgeçer mi?
Geçmedi, bile bile suladım yine çiçeklerimi,
Bin yaşındaydı bana dokunmayan yılanlar…
Çünkü hiç açmadım bayramlık ağzımı, sustum.
Toplarıyla tüfekleri ile geldiler,
Ama hiç isabet etmedi kurşunları…
Hedefte hep aynı yerdeydim oysa.
Acısıyla tatlısıyla benimdi bu hayat…
Her saniyesine emek verdim.
Nasıl sevmem, nasıl kızarım?
Kimseyle savaşmadım ki yenileyim,
Zaten kimse de kazanmadı…
Fırtınalarım hep içimdeydi kimse anlamadı,
Oysaki hiç de saklanmamıştım!
Acısını çıkarmasın diye hayat,
Sevinçlerimi bile idareli kullandım, şımarmadım.
Bu bir isyan değil,
Kalbimin yangınlarından arta kalan,
Biraz kül, biraz duman.
Oysaki sevinçler yaşandıkça tükenmiyormuş,
İyi ve güzel olan her şeye âşık kalbimle,
Bol kese yaşıyorum artık kendimi.
Her saniyesine emek verdim.
Acısıyla tatlısıyla benimdi bu hayat!

