
Depro:
(Kapı eşiğinde, elinde eski hırka ve yarım kalmış bir poşet bayat çekirdekle dikiliyor) “Ya Hu… Yine mi aynı muhabbet? Ne naniki, ne gülmesi? Bak yine geldim, kadro tam! Yanımda keşkeler var, arkada “acaba” mılar bekliyor. Biz içeri girmeyeceğiz de kim girecek? Şöyle bir koltukta iki büklüm yayılıp tavanı seyretmek varken, bu neyin neşesi, bu neyin aksiyonu?”
Kadın:
(Gözlerini devirip kapıyı yarım aralayarak) “Bak bak, hala konuşuyor. Oğlum senin o keşkeler dediğin elemanlar geçen sefer benim mutfakta bulaşık yıkarken firar ettiler, haberin yok mu? Benim içimdeki kız onlara öyle bir kış kış çekti ki, hepsi “her şey yolunda görünüyor” diyerek emekli oldu. Sen hala tavan seyretmek diyorsun. Ben o tavana disko topu taktırdım kerkenez.

