Yazar Birol Tunç
Anadolu Mitosunda Özlem, Denge ve Işığın Sırrı
“Ay konuştu, su dinledi.”
Kadim Anadolu topraklarının rüzgârla taşınan efsanelerinden biri, gökle yerin birbirine dokunamadığı bir aşkı anlatır: Ay Tanrıçası Mehin ile Su Tanrısı Aras’ın hikayesini.
Zamanın henüz insan sesine alışmadığı çağlarda, Mehin geceleri göğün sularında süzülür, ışığını karanlığa serperdi. Aşağıda ise Aras, dağların kalbinden doğar, yeryüzüne hayat taşırdı.
Bir gece Mehin ışığını yeryüzüne indirdiğinde, suların yüzeyinde kendi yansıması yerine Aras’ın gözlerini gördü.
O an, evrenin nabzı sustu çünkü ışık suya değmişti.
Tanrıların Kıskançlığı
Ancak bu birleşme göklerin düzenini sarstı. Gök Tanrısı öfkelendi:
“Ay göğe aittir, su toprağa. Işıkla su birleşirse, sınırlar yok olur.”
Böylece bir yasa kondu: Ay sadece geceleri parlayacak, su ise yalnızca gündüz akacaktı.
Mehin ile Aras artık birbirlerine dokunamayacak, sadece uzaktan bakabileceklerdi.
Ama evren bu yasağa bütünüyle boyun eğmedi.
Ay doğduğunda sular titredi; sular coştuğunda ay ışığı kıyıları gümüşe boyadı.
İnsanlar bunu “gelgit” sandı. Oysa bu, iki kadim varlığın hasretinin yankısıydı.
Zamanın Ötesinden Bir Fısıltı
Yüzyıllar geçti. Nehirlerin üstüne köprüler kuruldu, gökyüzü ışıkla doldu.
Ama gecenin en sessiz anında, bir gölün kenarında durup nefesini tutarsan hâlâ bir fısıltı duyulur:
“Işığım sende kaldı, sözüme su tanık oldu.”
Mitolojik Not:
Bu efsane, Frigya–Lidya bölgesinde anlatıldığı düşünülen eski bir Anadolu söylencesine dayanır.
Ay, dişil bereketi ve ışığın rehberliğini; su ise yaşamın sürekliliğini simgeler.
Efsane, gök ile yer, ruh ile madde arasındaki ezeli karşıtlığı sembolleştirir.
Bazı kaynaklar, “Ayın ve Suyun Sözü” nü gelgit olgusunun mitolojik açıklaması olarak yorumlar.
Anadolu’nun bazı köylerinde hâlâ ay ışığında parlayan sulara “Mehin’in Gözyaşı” denir.
Ve yaşlılar şöyle der:
“Bir kadın gölde ayı seyrederken dilek dilerse su dileğini göğe taşır.”
Bu kadim bilgiler halkın dilinde nesilden nesile aktarılır. Belki bir gece bize de rastlayabilir.
Editör Çağlar Didman
