Mekke-i Mükerreme’ye Hasret
Elif Açıkgöz
Hiç gitmediğim hâlde özlüyorum seni,
Ey mübarek belde…
Hayallerimde süslü, rüyalarımda aydınlık;
Sanki oradayım, sanki Kâbe’nin gölgesindeyim.
Hasretin bağrımda alev alev yanıyor,
Gözyaşlarım hem içime akıyor
Hem yanaklarımdan süzülüyor.
Bu özlem sıradan bir özlem değil;
Bu, kalbin Allah’a çağrılmasıdır.
Biliyorum…
Bir gün duam yaşayacak beni,
Bir gün bu hasret kavuşmayla sona erecek.
Doyar mıyım seni görmeye, bilmem;
Ama dünya gözüyle görmüş olacağım seni,
Ve bu bana ömür boyu yetecek.
Ey Allah’ın Resûlü,
Ey gönüllerin sultanı Muhammed Mustafa (s.a.v.)
Çağırır mısın beni?
İbadet etmek için, secdeye varmak için…
Kâbe’nin örtüsüne dokunup
Titreyen ellerimle dua etmeyi
Bana da nasip eder misin?
Selâm sana ya Resûlallah…
Selâm sana, Mekke’nin nuru…
Ve Rabbim,
Eşimle ve evlatlarımla birlikte
Bu kutlu beldeye varmayı,
Aynı niyette, aynı duada buluşmayı
Bizlere de nasip eyle. Âmin.
