Dilek Ünal Girgeç
Unutma gidenlere selametle demeyi
Ne fazladan sitem et ne son bir sözün kalsın
Marifet mi sanırsın ölü eti yemeyi
Ne yüzünü kara et ne fonda hüzün kalsın
Akıl başa taç iken ne bükersin bileği
Akıntıya kapılıp boşa çekme küreği
Nedamet sofrasında üzme mağrur yüreği
Utanmadan aynaya bakacak yüzün kalsın
Sakız gibi sündürme sözündeki ağdayı
Hazımsızlık yaparmış çiğnedikçe iğdeyi
Sökülecekse dikiş ne yorarsın iğneyi
Ne emek heba olsun ne çulda izin kalsın
Yılan çıkarsan bile sevmezler her yağcıyı
Dağ ardından gelerek kovamazsın bağcıyı
Çürümüş iplik ile uğraştırma iğciyi
Ne ipini eğirsin ne atlas bezin kalsın
Tüketsen de sözleri mısraları düzmeyi
Halı sersen yoluna alem sever üzmeyi
Bırak kurgu hayali sığ sularda yüzmeyi
Yoldaşına emek ver külünde közün kalsın
Dünyadan murat almak her insanın dileği
Zorla güzellik olmaz ne yorarsın feleği
Tutmaz olmuşsa yama zahmet edip emeği
Ne mihnet et ne gayret ne elde özün kalsın
Sevgi ruhun ibresi ne elâ göz ne de kaş
Lokman hekim çaresiz gönülsüzse pişen aş
Aşk dikenli bir yolmuş veremiyorsan savaş
Ne bir yareni beklet ne yolda gözün kalsın.
Editör: Çağlar Didman
