
Değerlerimiz, önemsemediğimiz küçük şeylerin bir kartopu gibi büyümesiyle kaybedilmenin eşiğine gelir. Bizi biz yapan değerlerimiz aslında özümüzü oluşturur. Dolayısıyla değişimi gözü kapalı kabul etmek yerine, bu değişimi öz değerlerimizle şekillendirmek en doğru olandır.
Çağımız teknoloji çağıdır. Ancak bilinçsiz tüketim birçok sorunu beraberinde getirmektedir. Özellikle çocuklarımızın maruz kaldığı şiddet içerikli uygulamalar ve oyunlar, ciddi bir risk oluşturmaktadır. Bu tür oyunlar oynayanı öyle bir şekilde etkisi altına almaktadır ki bir noktadan sonra çocuklar gördükleri karakterlerden etkilenerek aynı zarar verici davranışları çevrelerine yansıtabilmektedir.
Bilinçaltına yerleşen şiddet içerikli her türlü oyun ve uygulama, çocukları geri dönüşü olmayan yollara sürükleyebilmektedir. Bu durum hafife alınmamalıdır. Çünkü gelişim çağındaki bir çocuğun zihnine yerleşen her görüntü, her davranış ileride karakterine yansıyabilmektedir.
Dolayısıyla Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde yaşanan vahşet gibi olaylar, bu tür oyun ve uygulamaların etkisini bir kez daha gündeme getirmektedir. Bu noktada kısıtlama, erişim engelleri, denetimler ve gerekli düzenlemeler tartışılmalı; yetkililer bu konu üzerinde ivedilikle durmalıdır.
