Cahit Sıtkı Tarancı
Cumhuriyet dönemi Türk şiirinde yaşama sevinci ile ölüm korkusunu aynı potada eriten Cahit Sıtkı Tarancı, saf şiir anlayışını lirizmle buluşturdu. 1910’da Diyarbakır’da doğdu. Fransız sembolistlerinden etkilendi; fakat şiirini yerli duyarlıkla kurdu. Özellikle zaman, yalnızlık ve fanilik temaları etrafında yoğunlaştı.
“Otuz Beş Yaş”
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerede o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç fark ettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı, nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? Ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Tarancı bu şiiriyle Türk edebiyatında “yaş” kavramını varoluşsal bir eşik olarak işledi. Şiir, Dante göndermesiyle evrensel bir çerçeve kurar; fakat içeriğini yerli duyarlıkla doldurur.
Şiirin Hikâyesi
Tarancı, bu şiiri 35 yaşına yaklaştığı dönemde kaleme aldı. Şair, gençliğin geride kalışını ve aynada gördüğü değişimi şiire dönüştürdü. Edebiyat çevreleri eseri kısa sürede benimsedi; şiir, 1946 CHP Şiir Yarışması’nda birincilik kazandı.
Kısa Tahlil
Şiir altı beşlikten oluşur. Hece ölçüsü (11’li) kullanılır. Uyak düzeni düzenlidir. İlk dizedeki kesin hüküm, tüm şiire ton verir. Ayna, zaman ve sonbahar imgeleri geçiciliği somutlaştırır. Son kıtada ölüm imgesi açıkça belirir. Şair, dramatik etkiyi yalın söyleyişle kurar.
Edebiyat Tarihindeki Yeri
Cahit Sıtkı, saf şiir anlayışını Türkçe’nin berrak imkânlarıyla birleştirdi. Ölüm temasını karamsar bir karanlıkta değil, bilinçli bir yüzleşme içinde işledi. Garip akımından farklı bir damar açtı; bireysel lirizmi güçlendirdi.
Kısa Biyografi
1910 Diyarbakır doğumlu şair, Galatasaray Lisesi’nde okudu. Paris’te eğitim gördü. Şiirlerinin yanı sıra hikâyeler de yazdı. 1956’da Viyana’da hayatını kaybetti.
Kaynaklar:
Cahit Sıtkı Tarancı, Otuz Beş Yaş ve Diğer Şiirler
Mehmet Kaplan, Cumhuriyet Devri Türk Şiiri

