
Bağı kırmış gibi dalar hergele
Tarladan tapanı çalar türidi
Ekerken tohumu çekmez besmele
Ceninden rahmanı çalar türidi
Un öğütmek için döndükçe sepek
Bırakmaz buğdayda kabukla kepek
Dadanmış ambara uyuz bir köpek
Yağlıyı yavanı çalar türidi
Girdi mi araya şu dünya malı
Zehir eder dile tattığı balı
Gül görünür göze dikenli çalı
Can ciğer ihvanı çalar türidi
Ayırır kardeşi, öz kardeşinden
İkinci gününde çifti eşinden
İşveren işçiden işçi işinden
Dertliden dermanı çalar türidi
Vicdanda adalet, esnafta mizan
Olmadı mı elbet bozulur düzen
Almış da başını gider su-i zan
Kullardan ihsanı çalar türidi
Giyinmiş, münafık denen libası
Belli ki iblisle tutmuş ladesi
Ta Übeyoğlu’ndan kalmış mirası
Sineden imanı çalar türidi
Özenip yad ele unutur özü
Kendi dahi bilmez ettiği sözü
Nice meclislerde görünür yüzü
Toplumdan irfanı çalar türidi
Üşenir okumaz hakkın kelamı
Hayırdan çok öte yazar kalemi
Gündüz gece gezer her bir alemi
İnsandan insanı çalar türidi
Sırf desinler diye beyime şair
Kendininmiş gibi paylaşır şiir
Bil ki temizlemez seni teneşir
Sultandan fermanı çalar türidi
Nefesi der, dostlar duyun avazım
Bir tek Mevla’yadır benim niyazım
Kılmıyor kıldığım beni namazım
Namazdan zamanı çalar türidi.
