“Üzgünüm Bebeğim” (orijinal adıyla Sorry Angel / Plaire, aimer et courir vite), Fransız sinemasının son yıllarda çıkardığı en naif ama bir o kadar da sarsıcı
Fyodor Dostoyevski: Suçun Estetiği ve Vicdanın Diyalektiği Fyodor Dostoyevski’nin kaleminden çıkan her satır, insanın karanlık labirentlerinde yankılanan birer ayak sesidir. Ancak “suç ve vicdan” dediğimizde,
Orhan Pamuk’ta Bellek ve Şehir: Geçmişin Sessiz Rezonansı Orhan Pamuk külliyatında şehir, yalnızca karakterlerin üzerinde yürüdüğü bir dekor değil; başlı başına nefes alan, hatırlayan ve
Bakışın Lekesi: Slavoj Žižek ve Kültürel İllüzyonun Estetiği Modern kültür-sanat evreninde Slavoj Žižek’ten bahsetmek, sadece bir filozoftan değil, popüler kültürün röntgenini çeken kışkırtıcı bir küratörden
Arzu: Modern Kültürün Kırılan Aynası ve Deleuze’ün Göçebe Estetiği Gilles Deleuze’ün felsefe evreninde “arzu”, eksiklik üzerine kurulu psikanalitik bir boşluk değil, aksine taşan, üreten ve
Zygmunt Bauman’ın “akışkanlık” kavramı, çoğu zaman modern toplumun hızlanmış hâlini tarif eden soyut bir sosyolojik etiket gibi okunur. Oysa bu kavram, kültür ve sanat alanında
Görünürlük Sahnesi: Kültür ve Sanatın Hannah Arendtçi Politiği Günümüzde “kamusal alan” denildiğinde zihnimizde genellikle dijital platformların gürültüsü veya siyasi tartışmaların sertliği canlanıyor. Ancak Hannah Arendt’in
Varoluşun Estetiği ve İnşa Edilen Kadınlık: Beauvoir’ın İzinde Bir Hafıza Yoklaması Simone de Beauvoir’ın “Kadın doğulmaz, kadın olunur” tespiti, yarım asrı aşkın süredir entelektüel dünyanın
Labirentin Estetiği: Kafkaesque Bürokrasi ve Modern Ruhun Daralması Franz Kafka’nın eserlerinde bürokrasi, yalnızca hantal bir devlet aygıtı ya da bitmek bilmeyen evrak yığınları değildir; o,
“Şiir” sözcüğü, bugün bizim için sadece kafiyeli dizeler ya da duygusal bir dışavurum gibi görünse de, bu kelimenin kökenlerine doğru bir kazı yaptığımızda karşımıza büyüyle,
“Sanat” kelimesi, bugün estetikle, yaratıcılıkla ve bireysel ifade gücüyle ilişkilendirilse de bu noktaya gelene kadar oldukça uzun ve katmanlı bir yolculuk geçirmiştir. Sözcüğün kökeni Arapçaya
“Kültür” sözcüğü, bugün entelektüel bir birikimi veya bir toplumun yaşam tarzını ifade etse de, bu kelimenin köklerine indiğimizde karşımıza şaşırtıcı şekilde çamurlu eller, terli alınlar