Okuryazarkitaplar
DenemeEdebiyatKöşe & YazıManşet

Seyir Defterimden

Kübra ÇAKAR
İçimden gelmeyenlerin ağırlığı ile içimden taşanların coşkusu karşı karşıya geldiğinde kendimi hayatımın orta yerinde çaresiz ve en büyük muharebelerimden birinin içinde buluyorum. Bugün tam da bu çatışmalardan birinin seyir defterini tutuyorum elimde. Zihnim her şeye bir mantık uydurmaya her soruya anında bir cevap yetiştirmeye çalışırken kalbimin o dingin her şeyi olduğu gibi kabul eden rahatlığına öfke duyuyor istemsizce. Bu iki uç arasında neyin kiminle ne savaşı vereceğini şaşıran bedenim ise derin bir bilinmezliğin tam ortasında öylece kalakalıyor. İşte tam bu kararsızlık anlarında kaybediyorum özgürlüğümü. Sımsıkı sarıldıkça hayatın eteklerine o çok sevdiğim kontrol duygusu avuçlarımın içinden bir buhar gibi uçup gidiyor göz göre göre.

Özgürlüğümü bırakmanın hafifliğinde aramak yerine sıkıştırdıkça sıkıştırıyorum ruhumu. Umutlarım rüzgârda uçuş uçuş bir elbisenin etekleri gibi savrulurken tuhaf bir tezatla kışın o sert, dondurucu soğuğunun bir an önce gelmesini bekliyorum. Sırf baharın tekrar ve yeniden gelişine gerçekten sevinmek için. Çünkü biliyorum ki canım iyice yanmadan dibi tam olarak görmeden gelen bahar kalıcı bir şifa sunmuyor bana. Bu düşünce nasıl bir inanca dönüştüyse fark ettiğimden beri yakama iyice yapıştı. Hayatımın o alışılagelmiş, ezberlenmiş sıralamasını ben değiştirmeye çabalarken çok mu yoruldum yoksa çok mu acele ettim bilemiyorum. Akıp giden zamana yetişemiyorum.

Artık dışarıdan bir elin uzanmasını bir kurtarıcının toparlayıcının gelmesini beklemeyi bırakalı çok oldu. Şimdilerde fon müziğinde çalan bir klasik müzik eşliğinde adeta ruhumu daha ne kadar acıtabilirim bu derinliği nerede sonlandırabilirim yarışındayım kendimle. Gözlerimi kapatıp müziğin ritminde çıktıkça çıkıyorum en tepeye her şeyden uzaklaşıyorum.

Kulağım her çınladığında ve içim ürperdiğinde o bildik teselli kokan ama aslında ne kadar yalın olduğunu bildiğim cümleye sığınıyorum: “Bunu da atlatırsın sen, merak etme.” Başkalarının yaralarına merhem sürerken gösterdiğim o muazzam şefkati o yargısız ve geniş alanı kendime göstermeyi ise bir türlü beceremiyorum. Etrafa akıl dağıtan herkesi anlayan ama günün sonunda hep yapayalnız ve anlaşılmamış hisseden o kendine hayrı olmayan şifacı edası bir gölge gibi takip ediyor beni.

Ne yapsam ne söylesem olmuyor ne kadar yargıdan uzak kalmaya çalışırsam çalışayım o derin anlaşılmama hissinin soğukluğu değişmiyor. Yine de her şeye rağmen sevdikçe güzelleşen gözbebeklerim var. Dünyaya sevgiyle bakan bu gözler her ufak mutluluk kırıntısında bir ton daha açılıyor. Ama bu renk değişimi içimdeki saf sevinçten mi yoksa gözlerimde biriken akmaya cesaret edemeyen o ıslaklıktan mı? Onu ben bile ayırt edemiyorum artık. Piyanonun her bir notası içimdeki başka bir tuşa basıyor beni uyandırmak, harekete geçirmek o donup kaldığım bilinmezlikten çekip çıkarmak istiyor ama ruhum direniyor. Hâlâ uyumak, saklanmak, kabuğuna çekilmek için kuytu bir yer arıyor. Belki de sadece uyanıkken sığamadığı bu dünyaya rüyalarında yer bulabilmek, yaşamak isteyip de yaşayamadıklarını o sessiz uykularda deneyimlemek için yapıyor bunu. Ayakta kaldığım, direndiğim her an hayatın üzerime eklediği katmanlarla örülmüş karmaşık bir örüntüye dönüşüyor ve attığım her adım bu deseni biraz daha büyütüyor. Ve ben önümde duran o devasa piyanonun tuşlarına yalan yanlış sağlı sollu bazen tamamen ritimsizce basıyorum. Çünkü hayat, tam olarak bu ritimsizliğin içindeki o kusurlu melodide saklı. Anlamasak da, hırpalansak da, o tuşlara basmaya ve kendi müziğimizi aramaya devam ediyoruz.  İçimden bilerek değil sadece hissederek çıkan o karmaşık o bazen çatallı sesin tam olarak nereden geldiğini anlamak ve en önemlisi bu sesin içimde nerede saklanan o derin yaraya dokunduğunu bulabilmek için var gücümle susuyorum…

İlgili Haberler

“Ir” Sözcüğünün Etimolojisi

okuryazarkitaplar

“Balmumu” Kelimesinin Etimolojisi

okuryazarkitaplar

OSMANLI TÜRKÇESİ DERSLERİ

okuryazarkitaplar

Yorum Yap

Kitap, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Tarih, Mitoloji, Müzik, Resim, Gez Gör, Doğa Sporları, Aktüel Bilim, Anadolu, Dünya Mirası, Festival, Fuar, Sergi, Akademi, Yazarlar...