

Ne de güzeldir kelimen,
Ne de güzeldir harfin, nefesin.
Selâmınla Aşk olduk yanmadayız
Birliğe dolmadayız, Tekliğe doğmadayız
Dedi ki Süleyman,
İlahi vahiy, Rahmani dokunuşuyla Rahimiyete doğunca,
Terakki eden idrak ve
İdrak pınarlarından beslenen irade, koca bir ülkeye Melik olur.
Rahim ikilik çemberine takılırsa vehim,
Rahman’dan beslenirse Besmele olur.
Gel sen iki canı, Süleyman’ın nabzında tek bil.
Süleyman’da doğ.
Doğanlardan ol, batanlardan değil.
Rahim ve Rahman’nın orta noktada birleşmesi mutlak dengedir,
İslam’dır, Süleyman’dır, Selam’dır.
Orası mutlak edep noktasıdır.
Her şeyin her şeyle kenetlendiği, ilişkilendiği, irtibatlandığı noktadır.
Denge-i Selim ve Denge-i Kerim halidir,
Orası, idraklerin katmanlandığı yerdir.
Sür atlarını Sebe diyarına dedi Hüd hüd, Süleyman’a.
Bin rüzgârlara, yer de senin, gök de senin.
Engin denizlere coşkun dalgalar ol istersen,
Ya da yemyeşil bir ormanın akşam melodisi.
Seher vakti, güneşi selâmlarken gülümsedi Süleyman,
Havayı dolu dolu çekti içine,
İlâhi perdeden akseden Bir’lik hazzıyla
Rüzgârı , toprağı, havayı ve güneşi selâmladı.
Ve iç alemine doğdu, idrak ve aşk güneşi.
Aydınlattı, hayat verdi alemlerinin her bir zerresine.
Süleyman selâma durdu, asasını şahit tuttu.
O andan itibaren de;
Davut’un sesine Mızrap oldu.
İstikamet sahibi olup,
Kulluk bilinciyle müjdelenirsen
Uzak ufuklar yakın edilir…
