
Kar yağarken pencereden izlemeyi çok severim. Böyle zaman zaman uzaklara dalıp geçmişimi gözden geçiririm. En güzel anılarımı seçip tekrar aynı mutluluğu yakalamaya çalışırım. Biraz zorlanarak hatırlasam da düşündükçe daha çok aklıma gelir yaşadığım güzel günler. O gece ışıkları kapatıp yeniden koltuğa oturduğumda evin içindeki sessizlik bir farklı geliyordu. Pencereden yansıyan siluetimin hareketleri bana ait değilmiş gibi gecikmeli ilerliyordu. Başımı hafifçe sağa eğdim, o da eğdi. Ama bir anlığına benden bağımsız bir gülümseme ilişti sanki yansımama. İçimden soğuk bir rüzgâr geçti. Yaklaştım. Nefesim camda buğu olurken buğunun içinden ikinci bir nefes daha belirdi. Cama dokundum o anda buz gibi oldu içim. Gözlerimi kaçırdım istemsizce. Neyse bana öyle gelmiştir deyip hayallerime devam ettim.
Yine bir gün dışarıyı izlerken dalmışım, arkamdan bir gölge geçer gibi hissettim. Hemen döndüm baktım, evde kimse yok ama içime de bir ürperti geldi. Uzun süredir oturduğum için koltuğa gömüldüğüm o çukurluktan kalktım. Ayak yordamıyla terliklerimi buldum hızlıca giydim. Çoktan hava karamış, hiçbir şeyi göremiyordum. Tek tek ışıkları açtım ve odalara bir göz attım. Görünürde bir şey yoktu. Evimin bu denli düzenli olduğu için bir kez daha kendimle gurur duyuyordum. Seviyordum oturduğum yerin temiz olmasını, ışıl ışıl parlamasını. Her şey çok düzenli yerli yerinde olması iyi geliyordu ruhuma. İçerimde ki karışıklığımı böyle kapatıyordum belki de. Odadan odaya geçerken sanki beni takip eden gözler vardı. Durakladım ve ne olduğunu anlayınca kendi kendime gülmeye başladım. Hiçbir şeyden korkmam kolay kolay yalnız yaşayınca bir süre sonra alışıyor insan, kendi kendine konuşmalar, gülmeler ve sanmalar da normalleşiyor. Her şeyin mantıklı bir açıklaması vardır elbette diye düşünerek rahatlamaya çalıştım. Henüz kafayı yemedim çok şükür. Yine de temkinli olmak lazımdı.
Sabah kalktığımda ilk onu görüyorum, akşam yatarken en son ona bakarım. Daha kapıdan içeri girer girmez beni karşılar. Nabza göre şerbet verir resmen. Ne zaman yanına gitsem ben bakışlarımı çevirmeden çekmez bakışlarını. Bazen çok sinirleniyorum hemen oda sinirleniyor. Asla yalan konuşmaz. Çoğu insan ise onunla barışık değil. Onunla inatlaşanlar ise çok komik duruma düşüyor gülmemek elde mi. Adına şiirler, kitaplar yazan hatta birçok mistik hikayeler uyduranlar bile var. Hem dünyadan hem değil gibi. Kimine göre boyutlar arası yolculuklar yapar, kapılar açar, kapılar kapatır. Kim bilir içinde ne sırlar saklıyor. Filmlerde olaylara gizem katar her zaman. Mesela ne zaman Harry Potter izlesem birkaç gün çok derin bakamam ona. Ya doğruysa bir zamanlar masallardan kaçan o kötü kalpli cadının buradan çıkıp gizlendiği.
Ama korkmayın iyi insanlara hiçbir şey zarar veremez ayna da olsa…

