Hazırlayan/Yazan: Simyacı

- Merovanj Hanedanı
- Merovenjlerden Tapınakçılığa Giden Yol
- Hanedan, Kutsal Kan ve Tapınakçılar
- Halifelik ve Mervanlar
- Haçlı Seferleri – Bir Mervani ve bir Merovenj’in Kavuşma Hikayesi
- Sonuç
- Kaynakça
Merovanj HanedanıBurada Hanedanlığın 5. Yüzyıldan dan 8. yüzyıla kadar bu günkü Fransa ve Almanya topraklarının büyük yakınında hüküm sürdüğünü söylemenin yeterli olacağını ve hanedanlığın bilinen siyasi tarihinin uzun uzadıya anlatmanın gereksiz bir uğraşı olacağını belirtiyoruz. Diğer bir deyişle bizim için hanedanlığın Batının kültür ve daha derinlemesine bakışla ezoterik tarihiyle olan ilişkisinden bahsetmenin daha daha anlamlı olacağını söylemek istiyoruz. Ailenin batı siyasi tarihindeki yerinin bir çok kaynakta uzun uzadıya anlatılageldiğini de eklemek isterim.Merovenj kralları Rahip-Kral olarak hükmeder hatta kral tanrının yeryüzündeki cisimleşmiş hali olarak kabul edilirdi. Aynı Mısırdaki krallar gibi. Krallar kendilerini diğer insanlardan ayıran kan ve iki omuzu arasında kızıl bir haça benzeyen doğum lekesine sahiptiler. Bu doğum lekesinin Tapınakçıların sembollerinden birisine benzediği söylenceler arasındadır.Mervonjlere uzun saçlı krallar da denilirdi. Eski Ahitteki Samson gibi saçlarını kestirmekte isteksizdiler. Çünkü Samson gibi olarda güçlerini saçlarından aldıklarını saçların onlara güçlerinin özünü ve sırrını veren erdemlilik verdiğine inanırlardı. Ayrıca kafalarının orta yerinde bir kutsal bir yarık olduğu bilinenlerdendir.Kimi efsanelerde hanedanlığın Magdalalı Meryem‘in soyundan geldiğine inanılır. İnanışa göre Magdalalı Meryem’in İsa’nın çocuğuyla Kudüs‘ten kaçıp Fransa’ya gittiği ve Fransa’da Merovingian Hanedanı’nı kurdukları sanılmaktadır. 5. yüzyılda bu soy Frank kraliyet soyuyla birleşerek yeniden ortaya çıkmıştır. MS 496 yılında kilisenin bu hanedanlıkla bir anlaşma yaptğı ve sonsuza kadar Merovenj soyuna sadık kalacağını belirttiği bilinmektedir; bu muhtemelen soyun gerçek kimliği bilindiği için olmuştur.Efsaneye göre, sülalenin kurucusu Merovee imiş ve bu kişi tabiatüstü güçlere sahip biriymiş. İki babası varmış. Annesi Kral Clodio’dan hamile kalmış. Ama bir gün okyanusa yüzmeye gittiğinde bir deniz canavarın saldırısına uğramış ve bir de ondan hamile kalmış. Zaten Merovee de deniz veya anne anlamına gelir. Böylece Merovee doğduğunda damarlarında iki ayrı kan dolaşıyormuş. Burada anlatılmak istenen, belki de deniz aşırı birinin kanının Merovee’ye karıştığı olsa gerek. Bu soyu düşmüş melekler olan nefilimlere (uzaylılara) bağlayanlarda vardırMerovenj sülâlesi hep sihir, büyü gibi olağanüstü şeylerle birlikte anılırmış. Kralları hep gizli ilimlere vakıf kişilermiş. Bir dokunmayla hastaları iyi ederler, telepati ve geleceği görme gibi yetenekler taşırlarmış. Sembolleri genellikle altından yapılan bir arı imiş. Hatta kralın mezarı 1600lerde bulunmuş ve mezardan çıkan nesneler arasında 300 adet altın arı bulunmuş daha sonra bu arılar Napolyon tarafından dahi kıyafetlerinde kullanıldığı yazılıdır. Ayrıca aile kendi köklerini Nuh soyunda dayandırdığı da efsaneler arasındadır.Merovenjlerden Tapınakçılığa Giden Yol2. Dagobert, Merovenj hanedanından gelme Frank krallarının sonuncusu sayılabilir. Gerçi ondan sonra bir de 3. Childeric vardır. Ama onun ne denli “kral” olup olmadığı tartışılır. Çünkü yaşamının çoğunu tutsaklıkta geçirmiştir. Hemen ardında Frank Krallığının egemen hanedanı değişmiş, Karolenj hanedanı dönemi başlamıştır.
Musul Atabeyi Kürboğa, bölgesine gelen haçlılara karşı harekete geçer ve Antakya’yı kuşatan Haçlıları kuşatma girişiminde bulunur. Antakya kalesini korumakla görevli olan Komutan Yağısıyan gerekli tedbirleri almasına rağmen Antakya içinde kendine güvenilen ermeni dönmesi Fîruz‟un ihaneti olur. Fîruz, Yağısıyan‟ın idaresinde önemli bir mevkiye çıkmış olan bir Ermeni dönmesidir. Dış görünüş itibariyle halktan biri görünmesine karşın kısa bir süre önce erzak istifçiliği yaptığı için kendisini para cezasına çarptırmışdığı için Yağısıyan’a öfkelidir. Ayrıca bir eski dindaşları ile de bağını sürdüren birisidir. Bu eski dostları aracılığıyla Bohemund ile Firuz anlaşarak şehrin kapı kulelerinden birine haçlı askerlerini gece yarısı şehre sokmuş ve dış kalenin haçlıların eline geçmesine sebep olmuştur.
Başlangıçta Kürboğa kalenin kuşatılmasına yetişemez ve kaleyi kuşatan Haçlıların etrafını sarar. İlk Haçlı hamlesi kalenin birinci komutanı Yağısıyan’ı panikletir ve kaleden kaçmasına sebep olur. Yerine oğlu Şemsüddevle geçer ama o da Kürboğa’nın emriyle kalenin korunması görevini komutan Ahmet bin Mervan’a bırakmak zorunda kalır. Selçuklularla haçlıların ilk karşılaşmasında zamanlama hatası yapan Kürboğa yenik düşer. Devamında Selçuklular ikinci bir ihanetle karşılaşacaklardır.İÇ KALEDE SIKIŞAN AHMED B. MERVAN HAÇLILARA DİRENEMEYECEĞİNİ DÜŞÜNEREK RAYMOND’LA İLETİŞİME GEÇER. KALEYİ TESLİM EDECEĞİNİ SÖYLER VE DEDİĞİ GİBİ YAPAR. DAHA SONRASINDA AHMET BİN MERVAN BAZI KOMUTANLARIYLA BİRLİKTE HRİSTİYAN OLUR VE HAÇLILARIN SAFINA KATILIR.SonuçBurada Mervanj hanedanlığıyla Kürt Mervani aşiretinin kesiştiği noktayı tespit etmek tarihsel verilere göre kestirmek çok güçtür ama tahmini olarak Mervanj hanedanlığı kaybettikleri krallığı Haçlı Seferleriyle tekrar tesis etme amaçlarının olduğu söylenebilir. Bu noktada Mervani devletinin sona erdiği yıllar ile haçlı seferlerinin başladığı yıl olan 1096 yılının çakışması iki aile arasında Urfa-Musul-Antakya üçgeninde bir akrabalık ilişkisinin kurulmuş olabileceği ve bu ilişkinin tapınak şövalyeleri vasıtasıyla batıya taşınmış olabileceği baskın bir ihtimal olarak önümüzde durmaktadır. Konu ile ilgili açık kaynağa ulaşılamaması veya konu ile ilgili bir sırrın saklanıyor olma ihtimali açıklamalarımızı şimdilik güçlü bir teori seviyesinde bırakmaktadır.Açık kaynaklara doğrudan ulaşamasak da Mervaniler’in bir İbrani/Yahudi geleneğini gizlice sürdüren bir yapısı olduğu açıktır. Dinini ve kimliğini gizleyebilerek varlığını bir şekilde sürdürebilme kabiliyeti İsrail/Yahudi milliyetinin mahir bir özelliğidir. Bunu Sefarat Yahudileri’nin Hristiyan Avrupa’sında ve Müslüman Osmanlı’sında (Sebataizm…) gerçekleştirebildiklerini apaçık görürüz. (Başka yerlerde de –Hazarlar — görülen bir olgudur). Yahudiler her devirde ve tehlike karşısında gizlenebilen ve baskın kültürel yapısıyla elitizm oluşturarak kalburüstüne çıkabilen bir halk olagelmiştir. Merovenjler ve Kürtleri içerisinde gizlenen bu parçalanmış soy Antakya kalesinde kucaklaşma olanağı bulabilmişlerdir. Tarih serüveninde, kültürel kodlarını şekil değiştirerek her zaman diğer kültürlere nüfuz ettirebilmiş ve içinde bulunduğu topluluğun GİZLİ ÖZNESİ halinde varlıklarını günümüze kadar getirebilmişlerdir.Kaynakça:- Tapınak Şövalyeleri Yusuf Acar
- İslam Ansiklopedisi Türkiye Diyanet Vakfı
- Haçlıların Anadolu’da Kuşattığı Kaleler Ve Türk Savunması Şafak EFE Yüksek Lisans Tezi – 2016 Afyonkarahisar
- https://www.gizliilimler.org/Merovenjler–k1-Merovingian-_-Marovenj-Hanedani-k2-.htm

