Yazar Ramazan Turhan
“Olduğun kişi için ya da hissettiğin şeyler için asla özür dileme. Bu, bir nevi gerçek olduğun için özür dilemek gibi bir şey.”
İnsanın hayatında en çok yaşadığı çelişkilerden biri, kendi varlığından dolayı suçluluk hissetmesidir. Düşüncelerini söylediğinde, hislerini açtığında, kendi yolunu seçtiğinde başkalarının hoşuna gitmez diye geri çekilirsin. Sonra da bir özür eklenir dudaklarına: “Kusura bakma, ben böyleyim.” Oysa bu cümle, kendi varlığını küçümsemenin en açık ifadesidir.
İnsanın doğası, özürle şekillenmemelidir. Çünkü sen olduğun kişisin; eksiklerinle, fazlalıklarınla, hislerinle bir bütünsün. Hissettiğini hissetmek, düşündüğünü düşünmek suç değildir. Ama toplum çoğu zaman senden uyum ister. Farklı hissettiğinde “abartıyorsun” derler, kendi yolunu seçtiğinde “bencil” derler. Ve sen, kabul görmek için özür dilemeye başlarsın.
Gerçekten olduğun şey için özür dilemek, kendi ruhuna haksızlıktır. Bir çiçeğin açtığı renk için özür dilemesi gibi… Kırmızı bir gül, renginden utanmaz. Mavi gökyüzü maviliğinden pişmanlık duymaz. Ama insan, çoğu zaman en doğal hâlinden ötürü suçluluk hisseder.
Elbette, hatalı davranış için özür dilemek erdemdir. Yanlış bir söz, kırıcı bir hareket, haksız bir karar için özür dilenir. Ama senin varlığın, senin hislerin hata değildir. O yüzden özür dileme. Çünkü sen özür diledikçe, başkalarının sana çizdiği sınırın içine sıkışır kalırsın.
Kendi gerçeğini sahiplenmek cesaret ister. Çünkü toplum, farklı olanı çoğu zaman yadırgar. “Böyle hissetmemelisin” derler. “Böyle davranmamalısın” derler. Ama hissettiğin senindir, kimsenin mülkiyetinde değildir. Onu bastırmak, kendini inkâr etmektir.
Olduğun kişi için özür dilemek, hayatının direksiyonunu başkasına bırakmaktır. Onların beklentilerine göre şekillenirsin, onların hoşuna gidecek hâle bürünürsün. Ve bir gün aynaya baktığında tanımadığın bir yüz görürsün. Çünkü sen olmaktan çıkmış, herkesin istediği ama kimsenin sevmediği bir kalıba girmişsindir.
Gerçek özgürlük, kendini kabul etmekle başlar. Ne hissettiysen onunla barış. Ne olduysan onunla barış. Başkasının gözünde değer kazanmak için kendini küçültme. Çünkü seni gerçek hâlinle sevenler, zaten yanında kalacaktır. Seni değiştirmek isteyenler ise özrünle bile yetinmeyecektir.
Unutma: Özür, yanlış için güzeldir. Ama varlığın için değil. Hislerin seni insan yapan en saf yanındır. Onlar için özür dilemek, insanlığından utanmaktır.
Bir gün fark edeceksin: Olduğun gibi kaldığında, yanında daha az insan olacak. Ama kalanlar, en hakiki olanlar olacak. Çünkü onlar seni maske takmadan, rol yapmadan kabul edecekler. Bu, özürle değil, kendinle barışarak kazanılır.
Sonunda şunu öğreneceksin: Özür dilemen gereken şey, kendin olmak değil; kendin olmaktan vazgeçmektir.
Yazarın Kitabı

