Okuryazarkitaplar
EdebiyatManşetÖykü

Son Yaprak

 

Yazar Zeynep Çıldır

Kuru yaprakların üzerine bastıkça çıkan sesler, ruhunda ince bir sızıya sebep oluyordu. Sonbahar; geçen ömrünün, solmuşluğunu ve gidici olduğunu fısıldıyordu ona. Ömür denen hazinenin ilkbaharını, yazını  görmüş; sonbahar kısmındaydı. Yaprakları solmuş dökülüyordu bir bir günler. Son yaprak dökülüp çetin rüzgarlar yerini derin ve soğuk kışa bıraktığında onun için de gidiş vakti gelmiş olacaktı. Derin bir nefes aldı serin sonbahar havasından, içinin titrediğini hissedip montunu çekiştirdi. Ne çabuk geçmişti günler, hangi ara sonlara gelmişti?

Oldum olası ihtiyarlar ile sohbet etmeye bayılırdı. Onların yaşlı ama çocukça tavırları, sanki onu alıp bambaşka bir atmosfere doğru sürüklerdi. Şimdi kendisi yaşını almış, artık yaşlı diye yanına gidebileceği kişiler arkadaşlarıydı. Küçükken dinlediği yaşlıların yakınmalarını hatırlıyordu: “Gün gibi geçti seneler.” O zamanlar ne  kadar da uzaktı bu cümle ona ki; anlayamıyordu yaşını başını almış, yetmiş sene gibi ömür yaşamış insan niye yakınırdı böyle?  Şimdi anlıyordu ömür denen sermayenin aslında çok kısa olduğunu.

Yerdeki yapraklara döndürdü yüzünü tekrardan. O da bu yapraklar gibi hayattan kopup gitmeye hazırlanıyordu, hissediyordu bunu. Eskiden ruhunu sıkan bu durum artık onu eskisi kadar rahatsız etmiyor hatta bunu dünya sürgününden vuslata ermek olarak nitelendiriyordu. Sevdikleri bir bir gitmiş, dünyada garip kalmıştı. İnsan bu, yalnızlık ona göre değildi. Sevmek ve sevilmek ile varlığı kaim bir varlıktı insan. Özlemi kalbinde büyüdü, göğsü daraldı; derin bir nefes alıp başını kaldırdı. Kavak ağacının son yaprağı yüzüne düştü.

İlgili Haberler

Oğuz Atay’da Parodi ve İroni

okuryazarkitaplar

Bir Köyün Savunması

Comcini

Türk Edebiyatında Kıt’a

okuryazarkitaplar

Yorum Yap

Kitap, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Tarih, Mitoloji, Müzik, Resim, Gez Gör, Doğa Sporları, Aktüel Bilim, Anadolu, Dünya Mirası, Festival, Fuar, Sergi, Akademi, Yazarlar...