
İlahiyatçı- Yazar
Eskiler kışın hazırlığı yazdan, yazın hazırlığı kıştan demişler, doğru söze ne denir tecrübe konuşmuş. Gerçekten öyle değil mi? Bir telaştır gidiyor. Ara sıra başımızı kaldırıp bu nedir biz ne yapıyoruz demek gerekiyor diye düşünüyorum.
Yaratanın koyduğu yasa gereği dünyanın ve güneşin dönmesinden gece gündüz ve mevsimler oluşuyor. Ve bu düzenin bir amacı var. Kısaca boşuna bu kural konulmamış. Tabiat ve içinde üzerinde yaşayanlar kendilerine verilen fıtri iç yazılım gereği otomatik olarak gereğini yapıyorlar.
Yaz sıcakları elbette insanı etkiyor. Müspet ve menfi olarak insan tedbir üretiyor. Diğer canlılar ve bitkiler bunu bilmeden yapıyor ama insan farklı. Evler çalışma ortamlarını ona göre düzenliyorlar. İnsan eskilerin deyimi ile bu hazırlığı yapmazsa kışın perişan olacağı kesin. Hepimiz biliyoruz ki bu terleten günler bitecek ve kış soğuk gelecek.
Bu kısa peşrev faslından sonra saadete gelecek olursak demek istediğimi Kur’an bize söylesin! “Hazırlık yapın, en iyi hazırlık duyarlı, sorumlu olmaktır. Ey akıl sahipleri” Bakara, bu ayetin geçtiği yer hac ibadetinin farz kılındığını bildiren ayette geçiyor. Bana dikkat ve ilgi çekici gelmiştir. Nedeni şöyle dinin kemale ermesine vesile olan bir ibadet bize kâmil bir müslümanın nasıl olması gerektiğini bildirir.
Dünya hayatı için, bir kış için hazırlık gerekiyorsa hiç bitmeyecek olan hayat için hazırlık gerekmez mi? Elbette. Lakin görünen bir gerçek daha var. Üç günlük hayata değer veren insan ebedi hayatı es geçmesi, hafife alması akıl kârı değil.
Toprak olup gitmeyeceğiz vakti saati gelince yeniden dirileceğiz ve asıl yurdumuza kavuşacağız. Mutlu huzurlu ve bitimsiz bir hayat için hazırlanmak gerekmez m? Bu daha iyi olmaz mı? İyi ki söz dinlemişim diyenler kadar keşke diyenlerin olacağı bir gerçek. Allah en doğru söyleyendir.
