Kerim ÖZBEKLER
Gazeteci-Yazar
Aydın’ın Sultanhisar ilçesine bağlı Atça kasabasında yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi Atçalı Kel Mehmet. Anası ağanın konağında çamaşır yıkayarak geçimini sağlardı. Küçük Mehmet, köydeki çocuklardan her gün dayak yer eve geldiğinde anası onun yaralarını yıkarken “Napalım oğul bizim kaderimiz böyleymiş. Gün gelir Allah bizi de görür.” derdi. Bu söz Mehmet’in aklına kazındı. Gün geldi, kaderini kendi elleriyle yazmaya karar verdi.
Gençlik yıllarında, 16–17 yaşlarındayken zeybek olmayı kafasına koydu. Yanına iki kızan aldı, dağa çıktı. Anasına haber gönderdi: “Ağanın kızını iste bana.” Anası utana sıkıla ağanın kapısına vardı. Fakat ağanın karısı alay ederek “İnek doğurunca enesini ona verelim.” dedi. Bu söz, Mehmet’in içini dağladı. “Günah benden gitti gayrı!” diyerek kızanlarıyla Aydın’a indi.
Aydın’ı basan Atçalı, ağayı ayağına çağırttı. Ağa hatasını anlayıp “Kızım senden iyisini mi bulacak?” diyerek razı oldu. Mehmet Efe, 40 gün 40 gece süren bir düğünle evlendi. Davullar çaldı, köylerde şenlikler kuruldu. Ancak bu düğün bir halk kahramanının doğuşunun da simgesiydi.
Atçalı, halkın adaletini sağlamak için Aydın’da yönetimi ele aldı. Kendini vali ilan etti. Hakkında “Hademe-i Devlet Atçalı Kel Mehmet” mühürü kullandığı söylense de gerçekte mühüründe “Keleş Mehmet El Memuru Minindillah” yazıyordu. Bu mühür, onun halk adına adalet dağıttığını gösteriyordu.
Tam 40 gün boyunca Aydın’da halkın valisi olarak yaşadı. Vergileri hafifletti, köylünün malını korudu, haksızlıkları ortadan kaldırdı. Halk onu sevdi çünkü o bir efeydi — ama aynı zamanda bir halk adamıydı. Sonunda İzmir’den gelen kuvvetler tarafından yakalandı. Osmanlı’nın gözünde bir asi halkın gözünde bir kurtarıcıydı. İdam edildiğinde bile adı unutulmadı.
Bugün Atça kasabasının meydanında bir heykeli var. Rüzgâr her estiğinde, o heykelin etrafında bir zeybek türküsü yankılanır sanki. Çünkü Atçalı Kel Mehmet Efe, sadece bir isyanın değil bir halkın onurunun sembolüdür.
“Günah benden gitti gayrı” diyerek yola çıkan bu yiğit, Anadolu’nun adalet arayışının sesi oldu. Fakir bir köylüden halk kahramanına dönüşen Atçalı, zeybek kültürünün cesaretini, halkın vicdanını ve özgürlük tutkusunu temsil etti. Onun hikâyesi Aydın’ın dağlarında hâlâ yankılanıyor.
