Karadeniz’in Derinliklerinde Ortaçağ’a Açılan Kapı
Karadeniz’in derin sularında yürütülen sualtı arkeolojisi araştırmaları, bölgenin geçmişine ışık tutmaya devam ediyor. Varna’nın doğusunda, tam 1100 metre derinlikte, Ortaçağ dönemine ait iki güverteli Genova ticaret gemisinin enkazı keşfedildi. Bu önemli bulgu, hem Karadeniz’in tarihini hem de Akdeniz–Avrupa ticaret ağlarının bilinmeyen ayrıntılarını ortaya koyuyor.
Keşif ekibinden Kalin Dimitrov, en çok etkileyen hususun Karadeniz’deki gemi enkazlarının sayısı ve olağanüstü korunmuşluğu olduğunu belirtiyor. Dimitrov, araştırmalarının ikinci ve üçüncü yıllarında tam 61 gemiyi incelediklerini vurgulayarak şunları söylüyor:
“İncelediğimiz gemiler, Yunan kolonistlerin Karadeniz kıyılarına yerleştiği dönemden 19. yüzyıla kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsıyor. Enkazlar, Güney Akım doğalgaz boru hattı boyunca uzanan iki ana bölgede; 40–50 metreden başlayarak 2 kilometre derinliklere kadar yayılıyor.”
Sualtında yürütülen araştırmalar, karadaki arkeolojik kazılarla aynı döneme denk geliyor ve elde edilen veriler birbirini tamamlıyor. Bu gemiler sayesinde bilim insanları, Roma ve erken Bizans dönemlerinde Karadeniz’de yaşanan ekonomik büyüme, bölgenin Batı Avrupa ile kurduğu ilişkiler ve özellikle 13. yüzyıla tarihlenen ilk temaslar hakkında önemli bilgiler ediniyor.
Dimitrov, araştırmalar sırasında karşılaştıkları en eski bulgunun ise MÖ 4. yüzyılın başlarına ait olduğunu belirtiyor:
“En erken gemi enkazına ‘Odiseyus’un gemisi’ adını verdik. Kuzey Kıyı Bölgesi’nde, 1700 metre derinlikte yatıyor. Muhtemelen askeri ya da askeri-ticari bir gemiydi. Britanya Müzesi’nde korunan ve Odiseyus’un deniz sirenlerini aşarken betimlendiği ünlü Yunan vazosundaki gemiyle neredeyse birebir aynı.”
Açık denizlerde bulunan bu etkileyici gemi kalıntılarını tamamlayan bir diğer önemli çalışma ise, 1970’lerin sonunda Ropotamo Nehri’nin ağzında keşfedilen Tunç Çağı yerleşiminin kazı projesi. Bu proje, Karadeniz’in sualtı arkeolojik potansiyelinin yalnızca bilinenlerin çok ötesinde olduğunun yeni bir kanıtı niteliğinde.
Bilim insanları, Black Sea MAP projesinin yeni sponsorlarla desteklenerek devam edeceğini ve Karadeniz’in karanlık derinliklerinde keşfedilmeyi bekleyen pek çok tarihî hazinenin gün yüzüne çıkacağını umut ediyor.
