Okuryazarkitaplar
EdebiyatManşetMitoloji/EfsaneOkurYazarKadınlarÖykü

Laota’daki Kadın

Yazar Hatice Bayram

Dünya henüz kelimelere ayrılmamışken Lakota halkı gökyüzüyle toprağın aynı nefesi paylaştığı bir çağda yaşardı. İnsan, hayvan ve rüzgâr arasında sınır yoktu; yalnızca denge vardı. Fakat zamanla insanlar açgözlü olmayı öğrendi. Bizonlar gereğinden fazla avlandı, dualar aceleyle edildi, kutsal olan gündelikle karıştırıldı.

İşte o zaman dünya sessizleşti.

Avdan dönen iki genç savaşçı, sisli bir ovada yürürken uzakta bir siluet gördü. Beyazdı; kar gibi değil, ay ışığı gibi. Kadındı ama sıradan bir kadın değildi. Adımları toprağa değdiği hâlde iz bırakmıyordu.

Gençlerden biri arzuya kapıldı.

“Bir kadın,” dedi, “Neden kutsal olsun?”

Kadına yaklaştığı anda gökyüzü karararak bir bulut indi. Ertesi an yerde yalnızca kemik yığını vardı. Diğer genç diz çöktü çünkü anlamıştı: Kutsala çıplak gözle bakılmazdı.

Kadın ona seslendi:

“Git ve halkına söyle. Ben onların unuttuğu şeyi hatırlatmaya geldim.”

Kampa vardığında Lakotalar kadını bekliyordu. O, kendini tanıttı:

“Ben Pte Ska Win’im — Beyaz Bizon Buzağı Kadını.

Büyük Ruh beni size gönderdi.”

Çadırların ortasına oturdu. Yanında bir Chanunpa — kutsal pipo vardı. Pipoyu göğe kaldırdı:

“Bu, gökyüzüyle konuşmanız için.

Bu, toprağa teşekkür etmeniz için.

Bu, birbirinizi unutmamanız için.”

Onlara yedi kutsal töreni öğretti:

Doğumun kutsallığını, ölümün bir son olmadığını,

avın bir minnet borcu olduğunu,

duanın sözle değil niyetle yapıldığını.

Sonra kalktı. Gitmeden önce şöyle dedi:

“Ben geri döneceğim.

Ama beni görmek için göz değil, kalp gerekecek.”

Ovaya yürüdü. Adımları ağırlaştıkça bedeni değişmeye başladı. Önce siyah bir bizona dönüştü — toprağın gücü. Sonra kırmızıya — kan ve yaşam. Ardından sarıya — güneş ve umut. En sonunda beyaz bir bizon buzağısı oldu.

Ve gözden kayboldu.

Lakotalar bilir:

Beyaz bizon doğduğunda bu yalnızca bir mucize değildir.

Bu, insanların yeniden sınandığı bir andır.

Çünkü mit der ki:

“Beyaz Bizon Buzağı Kadını hâlâ yürür.

İnsanlar dengeyi bozduğunda

O geri döner.”

Ve Lakota yaşlıları çocuklara şunu öğretir:

“Dünya bize ait değil.

Biz, onun misafirleriyiz.”

Editör:Çağlar Didman

İlgili Haberler

Mihrimah Sultan’a Aşık Olan Mimar Sinan

KÜBRA ÇAKAR

Amazonlar Hakkında Bir Aşk Hikayesi

okuryazarkitaplar

Osmangazi’de “Ana Baba Okulu” Başlıyor

KÜBRA ÇAKAR

Yorum Yap

Kitap, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Tarih, Mitoloji, Müzik, Resim, Gez Gör, Doğa Sporları, Aktüel Bilim, Anadolu, Dünya Mirası, Festival, Fuar, Sergi, Akademi, Yazarlar...