Okuryazarkitaplar
Tarih

Osmanlı’da Uğursuz Sayılan Günler

Osmanlı’da uğursuz sayılan günler fikri, saray takvimlerinden çok sokakların fısıltılarıyla yaşadı. Bir dükkânın kepengi açılmadan önce iç çekişler yükselir, bir nikâh tarihi konuşulurken gözler takvimde gezindi. İnsanlar zamanı sadece ölçmez, onunla pazarlık yapardı. Bu yüzden bazı günler adımlar yavaşlar, bazı günler kapılar ardına kadar açılırdı. Uğur ve tedirginlik, aynı avluda büyüyen iki kardeş gibiydi.

Halk anlatıları, özellikle haftanın belli günlerine tuhaf bir ağırlık yükledi. Çarşamba sabahı pazara giden bir esnaf, “Bugün sakin olalım” diye tembih ederdi. Yeni işe başlama, uzun yolculuğa çıkma ya da ev taşıma gibi kararlar başka günlere kayardı. Bu temkin, korkudan çok alışkanlıktan beslenirdi; çünkü zamanla herkes aynı hikâyeleri dinledi, aynı örnekleri gördü, aynı temkini paylaştı.

Çarşamba Gölgesi

Osmanlı’da uğursuz sayılan günler denince Çarşamba öne çıkar. Halk, bu günü beklenmedik aksiliklerle yan yana anardı. Bir testi kırılır, bir haber gecikir, bir rüzgâr yön değiştirirdi. Anlatılar, bu küçük aksilikleri büyütür; günün üstüne bir gölge düşürürdü. Bu yüzden esnaf borç defterini kapatır, yolcular yola çıkmayı ertelerdi.

Ayın Dili ve Safer Hissi

Takvim sadece günleri değil, ayları da konuştururdu. Safer ayı, halk dilinde sıkıntıyla yan yana yürürdü. İnsanlar düğün tarihini başka aylara taşır, büyük alışverişleri bekletirdi. Kimse bunu resmî bir kural gibi sunmazdı; ama komşu komşuya fısıldayınca alışkanlık güç kazanırdı. Zaman, böylece bir karaktere dönüşürdü.

Rüyalar, İşaretler ve Günlük Hayat

Osmanlı’da uğursuz sayılan günler, rüyalarla da beslendi. Bir gece görülen karışık rüya, ertesi günün havasını belirlerdi. Rüya kötü gelirse, kişi o günü sessiz geçirirdi. Bu tutum, insanlara kontrol hissi verirdi; belirsizlik karşısında küçük bir direksiyon gibi çalışırdı.

Batıl mı, Hafıza mı?

Bu inançlar katı kurallara dönüşmedi; yaşamın akışına serpiştirildi. Kimse zamanı suçlamadı, ama onu kolladı. Uğursuzluk, korkudan çok hafızayla ilgiliydi. Bir gün kötü anıyla birleşince, takvim o lekeyi uzun süre taşıdı. Osmanlı insanı, zamanı böyle okudu: Dinleyerek, hatırlayarak, temkinle.

https://idsb.tmgrup.com.tr/ly/uploads/images/2022/05/10/thumbs/800x531/204501.jpg

Literatür

  • Ahmet Yaşar Ocak, Osmanlı Toplumunda Zihniyet

  • Suraiya Faroqhi, Osmanlı’da Gündelik Hayat

  • İlber Ortaylı, Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek

İlgili Haberler

Türk Mitolojisinde Şamanlar ve Kamlar

okuryazarkitaplar

Halifeliğin Kaldırılması

okuryazarkitaplar

Oğuz Kağan

okuryazarkitaplar

Yorum Yap

Kitap, Sinema, Tiyatro, Edebiyat, Tarih, Mitoloji, Müzik, Resim, Gez Gör, Doğa Sporları, Aktüel Bilim, Anadolu, Dünya Mirası, Festival, Fuar, Sergi, Akademi, Yazarlar...