Vildan Bahçacı
Size kendi içinizden gelen peygamber,
Diyor Yaradan,
Doğmadı Senin kadar,
Ümmetine düşkün olan,
Sana çok ağır gelir,
Tek kişi bile olsa sıkıntıya uğrayan.
Aleyhi ekmelü’t-tehâyâ, ölene dek, Ey Hatemu’l-Enbiya,
Kıyamda dursak bile manevi huzurunda,
Ehlen ve sehlen canlar feda uğrunda,
Kifayetsiz kalır, Merhametinin yanında.
Nasihattir din derdin,
Bile bile Ebu Cehil’e giderdin,
Kemikleşmiş inkârı,
Güzel ahlakınla yeşerttin,
Gelmedi cihana Sen gibi,
Ki âlemlerin halk olma sebebi.
Aleyhi ekmelü’t-tehâyâ, Berzah’a dek, Ey Habib-i Kibriya,
Kıyamda dursak bile manevi huzurunda,
Ehlen ve sehlen canlar feda uğrunda,
Kifayetsiz kalır, Ahlakının yanında.
Tebliğ etmekti görevin,
Omuzladığın ağır bir yüktü,
Ezelden Ebede haklıyken taşlandın Ey Emin,
Sineler firak oldu, kalplere hare düştü,
‘‘Bilmiyorlar’’ diyordun,
Cebrail de boynunu büktü.
Aleyhi ekmelü’t-tehâyâ, Haşr’e dek, Ey Mustafa,
Kıyamda dursak bile manevi huzurunda,
Ehlen ve sehlen canlar feda uğrunda,
Kifayetsiz kalır, Sabrının yanında.
Değil ömrünü Ya Resul, bir tek anını bile,
İdrak etmek için muhtacız zamansızlığa,
Cemaline kavuşma umudumuz var, o gelir dile
Ve şifa olur kanayan gönüllerimizdeki susuzluğa,
Hakk’ın tecellisi İlahi sıfatınla,
Manaya erme sırlarını açansın ansızlığa.
Aleyhi ekmelü’t-tehâyâ, Amel Defteri’ni alana dek, Ey Müctebâ,
Kıyamda dursak bile manevi huzurunda,
Ehlen ve sehlen canlar feda uğrunda,
Kifayetsiz kalır, Hikmetinin yanında.
Kolaylaştırıp, müjdelediydin,
O yaşanır kıldı hayatımızı,
Sünnetinle yol gösterdin,
Aydınlattın namazımızı,
Davetinle hür ve azat ettin bizi bizden,
Sevginle taçlandırdın imanımızı.
Aleyhi ekmelü’t-tehâyâ, Mahşer’e dek, Ey Muktedâ,
Kıyamda dursak bile manevi huzurunda,
Ehlen ve sehlen canlar feda uğrunda,
Kifayetsiz kalır, Affının yanında.
Bezm-i Elesti tanışıklığımız,
Yalnızlığına Hira Dağı arkadaştı,
Dinmese yeriydi feryadı figanımız,
Hurma Kütüğü de Sensizliğe ağlamıştı,
En derindeydi oysaki yaralarımız,
Ashap dahi Hz. Bilal’in sesine hasret kalmıştı.
Aleyhi ekmelü’t-tehâyâ, Hesaba dek, Ey Mürtezâ,
Kıyamda dursak bile manevi huzurunda,
Ehlen ve sehlen canlar feda uğrunda,
Kifayetsiz kalır, Muhabbetinin yanında.
Yoksun ya, sessiz ve sensiz kelimeler,
Teselli, Kevser’de buluşma ümidi,
Yoksun ya kırık dökük ibadetler,
Temenni, Livâü’l-Hamd Sancağı gölgesi,
Yoksun ya dünyaya sağır kulaklar,
Teganni, Ezanı Muhammedî.
Aleyhi ekmelü’t-tehâyâ, Sırat Köprüsü’ne dek, Ey Mukaffa,
Kıyamda dursak bile manevi huzurunda,
Ehlen ve sehlen canlar feda uğrunda,
Kifayetsiz kalır, Himmetinin yanında.
Şehri İstanbul’u alan asker ve komutan,
Senin işaretine koşan cengâverlerdi,
Fethin mucizesini sağlayan,
Asırlardan esen deruni sözlerindi,
Varsın nice canlar olsun kurban,
Değil mi ki sana kavuşacaklardı.
Aleyhi ekmelü’t-tehâyâ, Mizan’a dek, Ey Musaffa,
Kıyamda dursak bile manevi huzurunda,
Ehlen ve sehlen canlar feda uğruna,
Kifayetsiz kalır, Nurunun yanında.
İki Kurban keserdin,
Biri Ümmetineydi,
Geçmiş, gelecek, gizli ve açık günahlarımıza mağfiret dilerdin,
Duaların Ümmetineydi,
Allah’ın sevgili Habibi’ydin,
Düşkünlüğün Ümmetineydi.
Aleyhi ekmelü’t-tehâyâ Şefaatine mazhar olana dek, Ey Şâfi-i Müşeffa,
Kıyamda dursak bile manevi huzurunda,
Ehlen ve sehlen canlar feda uğrunda,
Kifayetsiz kalır, Varlığının yanında.
Ey sevgili kapında bir ömür beklemektir dileğim,
Ey sevgili aklı-fikri yoluna sürmektir dileğim,
Ey sevgili özleminle gözyaşı dökmektir dileğim,
Ey sevgili mübarek Cemalini görmektir dileğim,
Ey sevgili İlahi Nazar gâh olan bakışına vurulmaktır dileğim,
Ey sevgili billur sesine ermektir dileğim,
Ey sevgili ayağının tozuna yüz sürmektir dileğim,
Ey sevgili gönlü senden gayrısına küstürmektir dileğim,
Ey sevgili uğruna canımı vermektir dileğim,
Ey sevgili şefaatine nail olmaktır dileğim,
Ey sevgili vuslatınla coşmaktır dileğim,
Ey sevgili Seni dileyebilmektir dileğim,
Aleyhi ekmelü’t-tehâyâ, Sana kavuşana dek, Ey Tâhâ.
Kıyamda dursak bile manevi huzurunda,
Ehlen ve sehlen canlar feda uğrunda.
Kifayetsiz kalır, Hasretinin yanında.
Editör- Sümeyye Bilen
